Karıncalar önlerinde bir taş oldukları zaman etrafından dolaşırlar.
İnsan doğduğu zaman muhteşem bir varlık olarak doğuyor, herşeyi yapabilir bir varlık gibi. Ancak biz süregelmiş yaşamımızda, var olan sisteme dahil ediyoruz o çocuğu. Önüne sınırları yerleştiriyoruz, dört duvar arasına alıp onun sonsuz ufuk çizgisinin yerine bir sınır koyuyoruz, sonrasında biz nasıl yetiştirirsek öyle büyüyor o çocuk. Doğduğu ülkeden veya doğduğu şehirden ayrılmadan ölen kişiler neden bu kadar fazla ? Ya da ülke dışına çıkmak neden çok kolay değil ? Neden böyle bir sistem var bu dünyada.
Şimdi sistemi düşünelim, herşeyi yapabilecek, farklı şeyler üretebilecek bir şekilde doğuyorsunuz. Sonrasında daha önceden sınırlandırılmış ve körleştirilmiş, toplumun en küçük kancası olan aileler size hayattaki kuralları ve toplum içinde nasıl yaşanacağını öğretmeye başlıyor. Öğrendiğiniz herşey yeni bir sınır olarak geliyor karşınıza. Yavaş yavaş kör olmaya başlıyorsunuz, doğduğunuz zaman çok gelişmiş olan en önemli yeteneğinizi büyüdükçe kaybediyorsunuz. Bu yetenek hayalgücünüz. Hayalgücü gidince beyin artık eskisi kadar aktif kullanılmıyor, sürekli bir hipnoz içerisinde yaşamaya başlıyorsunuz size söylenilenleri yapıyorsunuz. Artık sizde bir toplum üyesi olmaya başladınız.
Toplum üyesi olmaya baÅŸladıkdan sonra, artık bu topluma yararlı olma zorunluluÄŸunuz ortaya çıkıyor. Bu yüzden okula gitmek zorundasınız, en baÅŸlarda neden gittiÄŸinizi pekde bilmiyorsunuz aslında sonradan size ÅŸunu diyorlar. “Bizim bu sistemi devam ettirebilmek için; doktorlara, muhendislere, bakkallara, işçilere ihtiyacımız var! Sizde bunlardan biri olacaksınız, eÄŸer bunlardan birisi olmazsanız hiç bir iÅŸe yaramazsınız ve hiç bir iÅŸe yaramamak kötü biÅŸeydir, insandan bile sayılmazsınız.” O zaman bir seçim ÅŸansınız oluyor gibi ama aslında seçtikleriniz istedikleriniz deÄŸil. Onlar sadece birer seçenek ve sizde bunlardan birisini seçiyorsunuz ve bunu kendinizin istediÄŸini zannediyorsunuz, ancak aslında bunu sistem istiyor…
Devamını henüz yaşamadım ancak şimdilik gördüğüm kadarı ile mutsuz insanlar oluyor. Muthiş bir eşitsizlik ve rütbe farkları. Bu sistem içinde iyi olanlar iyi yerlere geliyor. Ancak onlarda gerçekten iyimi yoksa güzel uyum sağladıkları için mi oradalar. Yani iyimi körleşmişler diye düşünmek gerekiyor.
Karıncalar önlerinde bir taş oldukları zaman etrafından dolaşırlar, biz yuvadan çıkmadan ölüyoruz.
















Beğen

ar ÇİZ! ÇİZ! ÇİZ! şeklinde devam ediyoruz, Eee sınavlar var çünkü. Ve rakiplerimiz genelde liseyi bitirmiş hazırlanan insanlar oldukları için biz okula giderken gelişmeye devam ettiler.
hipnozite olmuş bir şekilde koşarak kitaplarını almaya ve bir günde bitirmeye başladı. Sürekli olarak bahsedilen Edward karakteri sayesinde sinemaya gitmeden bütün olayları öğrendik. 1000 lerce kız bir anda fan oldu. Manyakça abartıldı. O kadar çok duydum ki artık bıkma derecesine geldim, herşeyini öğrendiğim bu çok da güzel olmayan hikayenin bu kadar tutulma sebebini merak ediyorum.



