DY – 0000011
- Tarih: 09-01-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Kendimi durdurabildim: İtiraf ediyorum iskambil kağıdı bağımlısıyım. Küçüklüğüğmden beri ne zaman iskambil kağıdı görsem hemen almak isterim. İskambil kağıdıyla usanmadan 1500 kez kule yapabilir, hiç sıkılmadan eski günlerden kalma ilizyon numaraları üzerinde çalışabilirim. Evde deste deste olmasına rağmen farklı desende bir iskambil gördüm mü hemen almak isterim / alırım. Eğer alamazsam daha sonra gelir, alırım. Bugün bir alışveriş merkezinde, sırf paketinin üzerinde “super quality” yazdığı için bir deste iskambil alacaktım. Kendimi frenlemeyi başardım. 15 dakimamı desteyi inceleyerek geçirdim ve almadım. Canım gidip almak istiyor ama yapmayacağım. Arındım…
Chip dergisi photoshop kitapçığı veriyor: Bu ay fotoğrafçılar için photoshop eki veriyor. Bende içindekileri bildiğimi bildiğim halde rafımda durması için aldım. Sonra kendime “ben bile bunların tamamını biliyorsam, profosyonel fotoğrafçılar zaten biliyordur” dedim. Sanırım kitapçığın yapılış amacı biraz da kızların Facebook’a profil resmini düzenleyip koymasını sağlamak. Bugünlerde en ummadığınız kişiler photoshop öğreniyor. Sırf Facebook profil resmi adına…
Ubuntu kurdum: Bilgisayarıma denemek için Ubuntu kurdum. Arayüzünden ve performansından çok memnun kaldım. After Effects ve Photoshop programlarını sorunsuz çalıştırırsam windows’u sadece emilatörle açabilirim. Arayüzünü MAC OS’a benzetmemek elde değil. Windows gibi dakika başı hata veren bir yapısı yok. Sizde deneyin. Alışacaksınız…
Sudoku
- Tarih: 28-09-2009
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Club Med Beldi’de çalışırken plajda oynayan çocuklar, onları izleyen anneleri yaşlı kesimden insanlar (bulmaca ve sudoku çözem kesim) babalar (kitap okuyan kesim) bulunurdu. Bende bu yabancılar ne güzel her zaman bir beyin cimlastiği yapıyolar boş durmak yok diyordum kendime. Kemer’de durum biraz daha farklı eskisine göre çok daha büyük bir sahil olmasına rağmen bu etkinliklerden yapanlara rastlamak oldukça güç. Kitap okuyan kesimden 2-3 kişi karışmış araya ona bir şey diyemiyorum. Twilight okuyorlar genelde. Geri kalanlar ise üstsüz güneşlenip erkek arkadaşlarıla yiyişmek için kullanıyor plajı. Hal böyle olunca insanlara yanaşıp fotoğraf çekeyim mi demiyosun. Şirket kuralı malüm. Bilmiyorum ama beyin cimlastiği yapan asık yüzlü yaşlıları özledim sanırım.
İşin İlginci
- Tarih: 12-09-2009
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Bu yıl herhangi bir üniversiteye yerleşmemden sonra bende çalışmaya başladım yaklaşık 2 haftadır Beldibi Club Med de fotoğrafçı olarak çalışmaktayım. Her gün Antalya ya dönmediğim için bilgisayardan da biraz uzak kalmış durumdayım dolayısı ile blog yazamıyorum pek fazla. Bilgisayar başına geçtim bugün yazmak istediğim şeyler vardı ama nasıl dile getireceğimi bilemedim bir türlü. Pek uzak kalmamak gerekiyor bu blog camiyasından. Friendfeed’de bir ton şey dönmüş RSSlerim birikmiş şimdi hepsini incelemek zor geliyor. Birde sürekli İngilizce konuştuktan sonra biraz zaman geçsin gerekiyor normale dönmek için. Geçen gün Antalya’dayken yanıma araba yanaştı yol sormak için “hi” dedim yanlışlıkla.
Bazen D40 bazen de D60 kullanıyorum iş başındayken. 18-200 lenslerle çalışıyoruz. Toplamda 4 fotoğrafçıyız, çekmekten çok çekecek adam bulmakla geçiyor günümüz. Günde ortalama 2000’e yakın fotoğraf çekiyoruz adam başı, bazen 2000i de geçiyor tabi. Gündüz farklı ayarlar gece farklı ayarlar derken makineye hakimiyetim iyice arttı. Bunun dışında birde işe gidiş geliş var tabi. Yarım saatlik yürüyüş mesafesi diyelim. Zaten başka bir şey deme şansımız da yok şuan çünkü olayı tam olarak bende kavramış değilim. Tempolu yürüyorum 30dk sürüyor yavaş yavaş telefonla konuşarak yürüyorum yine yarım saat sürüyor. Yolu ayarlarken 30dk süreye göre yapmışlar sanırım. ![]()
İş çalışırken zorluyor biraz ama mesai sonrasında baktığım zaman çok sevdiğim ve tam bana göre olduğunu düşündüğüm bir iş olduğunu anlıyorum hemen. Birde dünyayı dolaşma imkanım var bu işe devam edersem. Nerelere sürükleneceğim tam belli değil henüz. Gelişmeleri yazarım tekrar.















