Apple’ı seviyorum çünkü…
- Tarih: 09-06-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Adamları taktir etmeden duramıyorum, Appledan bahsediyorum. Daha önce iPhone almayı düşünmüştüm ancak Türkiyedeki yüksek kar ve gümrük oranı yüzünden fiyatlar yanına yaklaşabileceğim miktarların biraz üzerindeydi. Bir ara kararımı verdim giriyordum taksite ancak sonra mult, task bilmem ne derken vazgeçtim. Ben vazgeçtim iPad çıktı, ipad 450$ dan başlıyordu yani netbook alternatifi bir üründü, o sıralar netbook alma planları yaptığımdan bekleyeyim iPad alırım dedim. Ancak 600$lık ürün Türkiye’ye 2000 Liraya gelince sinirlerim iyice bozuldu. Gittim 500 Liraya netbook aldım. Şimdi iPhone 4G çıktı dün gece biraz inceledim eksik dediğim herşeyi tamamlamışlar, Harika bir kasa tasarımı yapmışlar, iPhone 3G ve iPhone 3Gs’in arkasının oval olmasından pek hoşlanmıyordum. Tam istediğim gibi olmuş artık. Fiyatlar Amerikadakine yakın olursa alma kararı verebilirim iPhone 4G’yi.
Peki neden bir Apple Fanıyım neden Apple’ı sürekli olarak taktir ediyorum ?
Apple ürünü sadece bir elektronik cihaz değildir. İşini çok iyi yapar size kendini sevdirir çok pratik ve sadedir. İstediğiniz herşeyi sorunsuz yaptığı için onunda sizi sevdiğini düşünürsünüz aranızda evcil hayvan-sahip ilişkisine benzer birşeyler oluşur.
Apple ürünü alternatiflerinden çok kolay bir şekilde sıyrılır.
Normal bir mp3 player ile müzik dinliyorsanız sadece müzik dinliyorsunuzdur, Ancak elinizde bir iPod varsa sadece muzik dinlemekle kalmıyor aynı zamanda iPod kullanıyorsunuzdur. iPod kullanıyor olmanın verdiği ekstra bir tat vardır ki kullanmadan bilemezsiniz.
Mac kullanıyorsanız, yine sadece bilgisayar kullanmıyorsunuzdur. Yaptığınız şeyler size keyif verir pencereler arasında rahatça gezersiniz. Herşey çok kullanışlıdır, olabilecek en sade ve en işlevsel hali neyse o haldedir. Kullanırken herşey akar gider mutlusunuzdur çünkü PC deki gibi her daim takılma olmaz, Sorunsuz şekilde kullanırsınız bilgisayarınızı. Adamlar yaparken sizi düşünmüşlerdir yaptıkları herşey gerçek bir tasarımdır. Nasıl yapacağınız konusunda fikriniz olmayan şeyleri bile kolayca yaparsınız. (web sitesi, video edit, basit color keying gibi)
İnsanlar bana koluna neden Apple logolu bir dövme yaptırdın diye soruyordu.Yukarda yazdıklarım sebeplerinden birkaçı sadece. Apple size kendini sevdirir, mesela normalde oturup Windows yüklü bir bilgisayar için, çıkan tüm programlarla uyumlu diye bir yazı yazmam. Apple başkadır. Kolay kolay tarif edilemez. Sahip olmanız gerekir. =)
Apple kullanmak insana keyif verir, Apple bir hayat tarzıdır.
memleketimden fiyat manzaraları
- Tarih: 29-04-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Uzun bir zamandır SLR fotoğraf makinesi almak istiyorum. İşyerinde de benim gibi almak isteyen arkadaşlar çıkınca istemeden de olsa uluslar arası fiyat araştırmasına girdik. Sonuçlar insana neden Türkiye de yaşıyoruz ? Sorusunu sorduracak şekildeydi tabikide. Yüksek kar ve yüksek gümrük tutarları nedeniyle Türkiyeden elektronik ürün almak pek zekice bir hareket olmuyor günümüzde burda 2.400 ytl civarı bir satılan DSLR fotoğraf makinesini Çin de 800 liraya almak mümkün. Bunu öğrendikten büyük bir hayal kırıklığına uğradım, aynı hayal kırıklığını 450$ lık ipad’in Türkiyede 2000 lira civarında satıldığını görünce de yaşamıştım. Sonra fotoğraf makinesi alma işini biraz erteledim ve uzun zamandır almak istediğim Macbook için derin araştırmalara girdim. Araştırmaya Apple Store dan başladım ve sonuçları ortaya koyuyorum.
ürün özellikleri:
Macbook Pro
- 2.53GHz Intel Core i5
- 4GB 1066MHz DDR3 SDRAM – 2X2GB
- 500GB Serial ATA Drive @ 5400 rpm
- SuperDrive 8x (DVD±R DL/DVD±RW/CD-RW)
- MacBook Pro 17-inch Hi-Resolution Glossy Widescreen Display
- Backlit Keyboard (English) & User’s Guide
Apple Store Fiyatı: $2,299.00
Elmacıpazari Fiyatı: 3369 usd – fiyat daha yüksek olmasına rağmen i5 işlemci değil coreduo işlemci veriyorlar yanında.
Daha pahalı olması bir yana standart i5 işlemcili bir Macbook Pro sahibi olmanız malesef mümkün değil. Çünkü kendi kafalarına göre bir paket yapmışlar size sadece bunu satıyorlar. Burdaki fiyat farkı 1000$ civarı şimdi başka ürünlere bir göz atalım.
Ürün Özellikleri
Mac Pro
- 2 x 2.93GHz Quad-Core Intel Xeon 5500 seri işlemci 8MB L3 ön bellek (işlemci başına)
- 8GB (4 x 2GB DIMM) 1066MHz DDR3 ECC SDRAM
- NVIDIA GeForce GT 120, 512MB GDDR3 bellek,
(dijital çözünürlük 2560 x 1600 piksele kadar
analog çözünürlük 2048 by 1536 piksele kadar) - Mini DisplayPort ve dual-link DVI video çıkış
- 1TB Serial ATA (3Gb/s); 7200 rpm
- 18x SuperDrivet çift katman destekli (DVD±R DL/DVD±RW/CD-RW)
- Bluetooth 2.1 + EDR (Enhanced Data Rate)
- 3 x open full-length PCI Express 2.0 expansion slots with mechanical support for 16-lane cards; 300W combined maximum for all PCI
- Express slots
- 2 bağımsız 10/100/1000BASE-T Ethernet
- 4 x FireWire 800
- 5 x USB 2.0
- kulaklık girişi ve speaker
- Optical digital audio giriş ve çıkış TOSLINK kapısı
- Analog stereo line-level giriş ve çıkış minijack
- Mini DisplayPort to DVI Adapter (opsiyonel) ile DVI çıkış
- Mini DisplayPort to Dual-Link DVI Adapter (opsiyonel) ile dual-link DVI çıkış (ACD 30″ için)
- Mini DisplayPort to VGA Adapter veya DVI to VGA Display Adapter (opsiyonel) ile VGA çıkış
bir ayın kısa özeti.
- Tarih: 06-03-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Nerdeyse 1 ay oldu bloguma el atmayalı bunun sebebi ise fazla mesai, tembellik ve çok fazla freelance iş olması. Bir taraftan Keloğlan projesi için bölüm yetiştirme telaşı içerisindeyken diğer taraftan aldığım web işlerini bitirmeye çalışıyordum. Bide bunların arasına. “Şu kişisel sitemi yapayım artık ya” şeklinde bir düşünce de sıkıştırınca işler içinden çıkılmaz bir hal aldı. Onu bıraktım uzun zamandır blogda yazmıyordum. 4 ayrı işin arasında dolanırken tamam yeter diyip blog yazmaya başladım yine. En son blog yazımda demişim ki ubuntu seni seviyorum. O yazıyı yazdıktan 1 hafta sonra falan gecemi gündüzüme katmaya devam edip bilgisayarıma nihayet MAC OS X kurmayı başardım. Şuan tek işletim sistemi olarak MAC OS X kullanmaktayım. Ubuntuyu özlemedim değil. Windows kurmak ise aklımın ucundan bile geçmedi henüz. Aslında TV kartımı kullanamamanın verdiği bir huzursuzluk var, arasıra capture yapıyordum ne güzel, ama Windows başlat menüsünü düşününce bile TV kartı olmasa da olur diyebiliyorum kendime.














