10 kuruş kalmadı mı ?
- Tarih: 17-05-2009
- ( 4 ) Yorum Yazilmis
- |
Anladığım kadarıyla kalpazanlar veya merkez bankasının son numarası resimde gördüğünüz tofitalar. 10 kuruş yerine dağıtılan bu şekerler son günlerde hemen heryerde bulunuyor.
Bilmiyorum sizinde başınıza geldimi! Marketlerde 10 – 20 kuruş para üstü alacaksanız, bakkal amca; ” bozuh yoh, şurdan iki tane şeker al” diyip alışverişi oldu bittiye getiriyor. Şeker bu herkes yer nasılsa şeklinde birşey düşünülüyor sanırım. Siz yemiyorsanız, arkadaşınıza vermekten başka bir çareniz yok. Kabul ediyorsunuz.
Olayı dersten düşünelim. Dolmuşa bindik; 50 krş ve 3 tane de tofita versek şöför bize ne der? şöför kabul edemi ? Yada markete girdik ekmek aldık 5 tane tofita verdik. Adam “ulan bizde veriyoz şimdi bişey demiyelim cevabı hazırdır bunun” şeklinde düşünmüyorsa işimiz zor. Eee madem onlar kabul etmiyor bizde kabul etmiyelim o zaman. Eğer cidden bozuk para yoksa, marketleri merkez bankasına gidip bozuk para almaya davet ediyorum. Tabi merkez bankası para bozdururken poşet içinde tofita vermiyorsa.
Araklama söz konusu mu ?
- Tarih: 10-05-2009
- ( 1 ) Yorum Yazilmis
- |
Bildiğimiz gibi Antkart artık zorunlu değil. Bu değişimle beraber bir kaç değişim daha oldu. Öğrenci Antkart’ınızı göstererek nakit olarak öğrenci tarifesinden yararlanabiliyorsunuz. Ve antkartınız yoksa 1.75 TL ödemek zorunda değilsiniz. Tamam güzel de bu yeni sistem geldiğinden beri nakitli binişlerde birkez bile fiş alamadım ben! Eskiden kart boş ise veriyorduk 1.75 TL yi sonra alıyorduk fişimizi şimdi dolmuşçular alıyor parayı fiş falan yok. Kafama takıldı sordum şöföre “nakitli binişlerde fiş verilmiyormuş!!!”
Hani bu fişler akşamları faturaya çeviriliyordu ? Gerçekten nakitte bu fişler verilmiyorsa nasıl hesaplanıyor hasılat, nasıl kesiliyor vergi ? Zabıta gelirse 20 Lirayı nasıl alacak fiş uygulaması yoksa artık ?
Ebeveynlerin çifte standartları
- Tarih: 25-04-2009
- ( 2 ) Yorum Yazilmis
- |
Küçüklükten çömümleyemediğim ve sonucunda bilinç altımda kalan bu konu bugün bir anda zihnimde parlayı verdi, bende bloga yazayım bari dedim.
Küçükken bir yaşa kadar yaptığınız hatalar şirinlik olarak kabul edilir. Sonra büyümenin verdiği dezavantaj olarak bu hatalar yaramazlığa dönüşür. Aynı şeylerleri ebeveynleriniz yaptığında hata olarak kabul edilmez.
Ben küçükken masada kola içiyorsam ve yanlışlıkla dökersem ceza olarak bir daha kola koymazdı annem. Ama kendisi aynı şeyi yaptığı zaman yeni kola içme hakkına sahip olurdu. Bardakla başlamışken bardakla devam edeyim bari. Mesela yanlışlıkla bardak kırdığım olduğu zaman annem bana çok kızardı ancak kendisi bardak veya herhangi birşey kırdığı zaman kızmayıp sevinirdi
şöyle örnekleyelim.
Şatırrtt ( Bardak kırılma sesi )
Hemen arkasından annem mutfaktaki arkadaşına
Ayyyy nazar varmış nazar (Yaklaşım tarzında ki muhteşem olumlu değişime dikkat edin lütfen)
Aradan 20 dakka daha geçer birşey daha kırılır.
Ayyy necla gördünmü paramparça oldu kesin nazar var
ve arkasından bir şey daha kırılır ( bazıları annemin çok sakar olduğunu düşünebilir aslında öyle değil ama oldumu tam oluyor sanırım )
Ohh tamam 3 oldu nazar gitti!!!
Eeee ne güzel dünya bu, ben bişey kırdığım zaman nazar kimsenin aklının ucundan bile geçmiyordu! Şimdi ne oldu ? Onlar büyük onlar yaparsa yaramazlık değil yanlışlıkla olmuş olur. Sanki ben bilerek kırıyorum bardak
Aslında düşünücek olursak küçüklerin hata yapma şansı daha çok nerden baksan arada bir 20 – 30 yıllık deneyim farkı var sonuçta ama büyükler bunu kabul edemiyor çocuk bardak kıramaz ben kırarım!
Çok yanlış bir yaklaşım
Nasıl içerlemişim daha çok devam etmeyeceğim.














