Önemli olan kişilik…
- Tarih: 29-12-2009
- ( 6 ) Yorum Yazilmis
- |
Cuma günü blog yazarları yemeğine giderken standart ulaşım vasıtam olan dolmuşlardan birini kullandım yine. Dolmuşla ulaşım yapmak oldukça eğlencelidir, çünkü hemen her seferinde değişik şeyler öğrenir ve değişik şeyler duyarsınız. Yine öyle oldu, ben bindikten yaklaşık 400 mt sonra dolmuşa iki kişi daha bindi. Dolmuş şöförüne “Allah rızası için bizi şuraya götür !” şeklinde kibar ricalarda bulunduktan sonra birisi yanıma diğeri ise iki doltuk önüme oturdu. Yanıma oturan oldukça devasaydı, kendimi onun yanında 8 yaşında gibi hissettim. Kucağında battaniye vardı battaniyeyi tutuş tarzından dolayı içinde bir bebek olduğunu düşünüyordum. Ama emin de olamıyordum tabii
Evet bu insanlar dilencilerdi ve aralarında iki koltuk olmasını dert etmeden herkesin duyabileceğinden biraz daha yüksek bir sesle muhabbet etmeye başladılar. Konuştukları konu; bugün kimin nerede dilendiği ve ne kadar para kazandığıydı. Yanımdaki kadın camide bir adamın tüm dilencilere para verdiğini diğer dilenci kadına ballandıra ballandıra anlatıyordu. Daha sonra ona sen nerdeydin diye sordu. Kadın “yugharı yoldaydım” deyince… “Amaan, oraya hep kapıcılar geliyor!, sen neden camiye gelmedin ?, sabah DEDİYDİmm saNAA” gibisinden laflar söyleyerek lafı “beni dinleseydin daha çok para toplardın”a getirdi. Bu durumun egolarını tatmin ettiğini anlamak hiçte zor değildi. Kendisinin 30-40 arkadaşının 60 ve rekortmeninde 100 lira civarı topladığını söyledi ve sonra indiler. Bu iki mükemmel karaktere sahip insan dolmuştan inince önümde oturan ve birbirini tanımadığını düşündüğüm iki ev hanımı bu olay hakkında yorum yapma isteği duydular, saçma bir kaç hareket yaptıktan sonra söyleyecek şey sıkıntısı çektiler sonra birisi; “Küçücük bebeği de dilenmek için kullanıyorlar ayıp günah” şeklinde konuştu. Konuyu biryere bağlayamadığı için sıkıntı çekti ve muhabbet bir anda sona erdi. Eminim devasa kadın yanımdayken bunları konuşsalar özgüveni sağlam ve duvar gibi sert olan o kadın mutlaka verecek bir cevap bulur ve ikisinide kucağında bebek varken dövebilirdi… (Battaniyenin içinde bebek olmayabilir tabii)
DY #0000003
- Tarih: 30-05-2009
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |

Bir kişi uzaya: Dolmuşlara binen bazı insanlar, başka şehirlerden kazandıkları alışkanlıklarını Antalya da devam ettirmeye çok meraklılar. Dolmuşlarda son zamanlarda sıkça duyduğum bir cümle “bir kişi x mahallesine”, yere göre para ödemeye çalışan kişiler kuruyor bu cümleyi. Bu uygulama bazı şehirlerde var, şudur: yakın mesafe gideceksen az, uzak mesafe gideceksen çok para verirsin o yüzden şoföre ineceğin yeri söyler ona göre para kesmesini sağlarsın. Ancak Antalya da geçerli olan bir sistem değil bu. Bir zamanlar hacısekiler, körler ve doğacıya gitmek isteyenler 1.25 veriyordu. Şuan böyle birşey olmamasına rağmen yinede bu cümleyi kurmayı kendine görev edinenler var nereye giderse gitsin önce bunu belirtip sonra para verenler kişiler bunlar. Bunlar ki, şoför bir kişi diye düzeltse de aldırmayan insanlar. Tamam, siz yapın benim için bir sorun yok da, eminim bunu duyup yeni bir uygulama başladı falan zannedip söylemeye başlayanlar da vardır. Senin kullanımın yüzünden herkes söylemeye başlıcak yakında. Sonra neden olmasın diyip sistemi dayıyacaklar buraya da
Validator is disabled: Daha önce “DY #0000002” de bahsettiğim esrarengiz dolmuş 15 numaradaki para kullanımı yakında son bulacakmış gibi. Çünkü içine validator koydular bu dolmuşların. Yaklaşık 1.5 haftadır dolmuşların içinde validator var, ancak bir türlü çalışır hale gelmedi. Validator’ü gören bir çok kişi kart çıkartıyor ancak çalışmadığını görünce nakite yönelmek zorunda kalıyor. İnsanlar bu durum karşısında hayal kırıklığına uğruyor, çok üzülüyor, çok içerliyor…
Bende bugün merakımdan sordum. Abi bunlar ne zaman çalışır duruma gelecek dedim. Şoför “valla ne desem yalan, kısmetse bir gün çalışacak ama… daha var” dedi. Pek ümidi yokmuş gibiydi. Ve validatörünün çalışmaması onu çok etkilemiş olacak; sesi titriyordu.
Daha sonra tramvaya ilk duraktan bindiğimde gördüm ki, o validatörde de “servis dışı” yazıyordu. Ancak adam kartını koyup bişeylere basıp çalışır hale getirdi validatörü. Acaba 15 numara şöförleri bizi yiyor mu ?
Online ödeme merkezi: Ya! Anlamadım bir türlü, ya ben çok büyük bir yanlış anlama içerisindeyim yada bir şeyler ters gidiyor. Bizim mahallede iki tane var bu online ödeme merkezlerinden. Ve sayıları her gün artmaya devam ediyor. Şimdi online ödeme merkezi dediğimiz zaman. Bunun çevrimiçi, yani internet üzerinden olması gerekmiyor mu ? Ben dükkana girip para verdikten sonra bunun neresi online ödeme merkezi ? Garip geliyor insana… Bilen birisi bana açıklasın lütfen.
Ekşisözük de bilmeden konuşan topluluk: Geçen gün fark ettim bu tarz insanları. Durumun temeli şu: Bir entry de yazanları okuyup 3 – 4kişinin yazdığını toplayıp en anladığı yerleri birleştirip yazan kimseler var. Bunları tespit etmek çok eğlenceli bir durum, bazılarının pek bilgisi olmadığı belli ve kabak gibi ortaya çıkıyor. Başkalarının düşüncelerini ve bilgilerini alıp geri satmamak gerek. Yani ne gerek var onu anlamadım…
Yapmayın etmeyin, günahtııır














