Metrodan bilet almayın 2

Daha önceki yazımda metrodan ne kadar kötü muamele gördüğümü ve bir daha bilet almayacağımı yazmıştım. Şu yazıda yazdığım sebeplerden ötürü de bilet almak zorunda kaldım. Keşke bu yazım metro bu sefer eskisi gibi kötü değildi artık ara sıra metro kullanacağım içerikli bir yazı olsaydı ancak, Metrodan yine kazık yedim. Araçta TV, internet, dvd, usb gibi şeyler sıralayan firmanın arabasında sadece koltuk ve ağlayan bebekler vardı. Bilet metrodan olduğu için tedbirimi alıp how i met your mother sezon 5′i netbook’uma aldım. Etraftaki insanların netbooka bir şeytan icadıymışcasına bakması ev arkadaşımı rahatsız etti. Birkaç bölüm izledikten sonra kapatıp uyudum. Araçta internet olması benim için bir hayati önem taşımasa da yoksa yok deyin arkadaş…

2 Kişi bu yazıyı beğendi.

Son Dakika: Nazilli yolculuğu

nazilli Beni uzun zamandır tanıyanlar, garip son dakika kararlarımın olduğunu bilirler. Normalde bu hafta sonu içinyaptığım plan, erkenden yatıp cumartesi günü öğlen uyanmaktı. Bu plan sayesinde son zamanlarda hat safada olan kalp çarpıntılarımı ve yorgunluğumu ortadan kaldıracaktım, çok güzel bir plandı vucut ve akıl sağlığım için olması gereken buydu. Ancak ev arkadaşımın Nazilliye gittiğini öğrendim, hemen arkasından bana sende gel teklifinde bulundu. Önce, muhteşem hafta sonu planımı bozmamak için red ettim. Ancak sonra düşündüm ki; Daha önce hiç gitmediğim bir yer, yeni insanlarla tanışma fırsatı, yeni deneyimler ve beleşten yazılabilecek bir sürü blog yazısı. Bu fırsatı geri çevirmek istemedim. Ne zaman bir yere gitsem yeni şeyler gördüğüm için, hemen bunlarla ilgili blog yazabiliyorum bu sayede ne yazsam düşüncesi olmuyor.. Bu etkenide göz önünde bulundurarak Nazilliye gitmeye karar verdim. Otobüs bileti ayarlamak gibi bir sorunumuz vardı. Aynı gün gideceğimiz için yer bulma konusunda sorun yaşıyorduk, daha doğrusu ev arkadaşım biletini zaten almıştı ancak beraber gitmedikten sonra o kadar yol çok anlamsız olacaktı :D Onun biletini iptal edip başka bir yerde iki tane bilet alacaktık. İnternette onun gideceği otobüs dolu gözüküyordu, biraz bilet baktıktan sonra bileti açığa almak için aradık ofisi ve gördük ki otobüste bir kişilik daha boş yer varmış. Üstelik tek boş koltukta ev arkadaşımın yanı. (Şans diye buna derim ben) Ofise gittik sistem göçmüştü 15 dakika bekledikten sonra biletimi alabildim. Aslında pazartesi gününe bolüm yetiştirmem gerektiği için hafta sonu mesai yapmam gerekiyordu ancak düşünmeden biletimi aldım ve bencillik yaptım ve pişman olmayacağımı biliyor gibiyim… Yaşasın son dakika kararları yaşasın bencillik.

Şehirlerarası çığırtgan terörü

k_nacar_asti_ncrValla bu çığırtgan ismini ben takmadım. Çok saygı duyduğum mesleklerden birisiydi ismini yeni öğrendim. A.Ş.T.İ. (Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi) de takılırken ara sıra yapılan anonslardan bir tanesi öğretti bana bu mesleğin adını. “Lütfen çığırtganlardan bilet almayınız gibisinden” bir şeydi bu anons. Bu arada canım sıkıldıkça AŞTİ’ye gidip takılıyormuşum gibi bir giriş oldu ama öyle bir şey yok, ayda iki kez yolum düşüveriyor sadece… :D Bir yere seyahat edecekseniz ve bir aile sahibiyseniz, aileniz hemen telaşa kapılır. Aman oğlum biletini al valla bulamazsın gidemezsin falan filan. Halbükü öyle bişey yok artık. Sanıyorum ki bu eskiden çok az otobüs firması ve araba olduğundan dolayı geçmişten günümüze kalan bir şey. Çünkü nerdeyse her saat başı her şehre araba gidiyor :D En azından benim yolum düşen şehirlere. Bu sefer Antalya’ya gitme fikri kafamda bir anda oluşuverdi. Gittim AŞTİ’ye 4 yere sordum 4’ü de akşam sekiz ila 10 arasında saatler verdi  5. Yerde ise şimdi kalkıyor şeklinde bir tepki aldım. Bindim geldim. Bilet almak istedim ama adamlar bana bilet satmadı. Direk olarak otobüse gönderdiler otobüs şöförü benden 30 lira aldıktan sonra ne isim ne soyisim sordu direk olarak otogara teslim etti beni. Peki ama güvenlik gereği…

2 Kişi bu yazıyı beğendi.

Bilet krizi

ankara_metrosu_kizilaySabah Ankaraya geldikten sonra otogar çıkısında kadının biri merdivenlerden düşmüştü ve insanlar durumu izlemeye çalıştığı için çıkış tıkanmıştı. 5 tane güvenlik görevlisi “devam edin, yolunuza bakın” uyarıları yapsa da kapıdan çıkabilmem biraz zaman aldı.

Daha sonra hiç bir zaman beklemediğim kadar uzun bir bilet sırası gördüm ve normal olarak bu sıranın en arkasında yerimi aldım çünkü her zaman bilet aldığım büfede bilet kalmamıştı 29 Ekim sonrası olduğu için normalden fazla insan trafiği vardı çünkü her yer annesini babasını tatil vesilesiyle görmeye gitmiş ve okuluna geri dönmüş öğrencilerle doluydu… 4 tane bilet gişesinde 4 kişi çalışıyor ancak yinede yüzlerce kişi bekliyordu. O kadar insanın arasında bozuk para ile çalışan bisküvi makinesine bisküvi yerleştiren bir adam vardı ve kalabalık her an üzerime atlayabilir düşüncesi ile işini korkarak ve hızlıca bitirmeye çalışıyordu ya da ben öyle düşünüyordum. Gişeler bir kişinin çalışması için biraz fazla büyüktü ama yine de sadece bir kişi çalışıyordu, en sonunda biletimi aldım ve metroya bindim. Tabi iner inmez bir metro kaçırdım sonrasını beklemek zorunda kaldım. Olsun yinede Ankaradayım…

1 Kişi bu yazıyı beğendi.
 
image
image
 

Twitter

Follow @asilbalaban (42 followers)
 
 

Flickr’den Son Resimler

A photo on Flickr
A photo on Flickr
A photo on Flickr
A photo on Flickr
A photo on Flickr
A photo on Flickr
 
 

Alexa’da Asilblog

27.8.09 - 12,314,767
27.8.09 - 10,361,640
30.8.09 - 7,966,344
01.9.09 - 8,935,067
05.9.09 - 7,438,133
12.9.09 - 5,484,499
19.9.09 - 5,157,079
25.9.09 - 4,395,617
6.10.09 - 4,025,378
11.10.09 - 3,734,125
13.10.09 - 3,572,392
03.11.09 - 3,301,227
15.10.09 - 3,580,429
18.10.09 - 3,585,024
23.10.09 - 3,618,303
25.10.09 - 3,624,801
17.11.09 - 2,997,438
03.01.10 - 2,981,682
10.01.10 - 3,294,238
03.06.10 - 2,836,483
18.06.10 - 1,983,468
23.06.10 - 1,819,356
01.07.10 - 1,596,673
Alexa'da Asilblog