iPhone ve sosyal medya
- Tarih: 17-08-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Bugün nihayet bir i̇phone sahibi oldum. Daha önce birçok kez i̇phone inceleme kullanma şansı bulduğumdan alışmakta hiç zorlanmadım. İlk is olarak wordpress, twitter, Facebook, messenger gibi applicationlari yükleyerek en bastan beri istediğim seyleri rahatça yapabilecek miyim diye teste giristim, ilk izlenimlerim gercekten çok iyiydi. Artık. bir çok yere netbook tasimayacagima eminim… Telefonun en güzel yani bitmek bilmeyen ve kesfedilmeyi bekleyen uygulamalari gibi gözüküyor.
İphone’un bir icim su olduğunu anlattığım ve iphone üzerinden yazdığım ilk blog yazısı olan bu yazı umarim i̇phone almak isteyelere yol gösterici bir kaynak olarak internet aleminde yerini alır.
Nihayet iPhone..
- Tarih: 27-07-2010
- ( 3 ) Yorum Yazilmis
- |
Emektar telefonum artık sıkıcı bir hal almaya başladı. Uzun süredir benimle olduğundan ve saat dışında herhangi bir fonksiyonu bulunmadığından , sarj aleti olmadığından artık yeni bir telefon alma kararı aldım. Ancak alacağım telefon çok karmaşık olmamalıydı. Geçen yıl derginin arkasında resmini görüp bir gazla aldığım HP IPAQ 514’ü aşırı karmaşık olmasından dolayı kullanamamıştım. Yepyeni bir iPhone 4’e verecek param olmadığından, ve antenli çakmalarından hoşlanmadığım için bana uygun sade, güzel bir telefon aramaya başladım. Gezerken samsung’un B3310 modeli oldukça hoşuma gitti. Üzerinde qwerty klavye buluması oldukça güzeldi. Ayrıca kolay kullanımlı birşeye benziyordu. Bir kaç farklı markada benzer telefonları inceledikten sonra samsung almaya karar verdim. Almaya çok yakındım ama vazgeçtim. Nedeni ise bünyesinde wireless özelliği barındırmıyor olmasıydı. Madem qwerty telefon alıyorum ara sıra twitter’a girip bir statüs güncellerim diye düşündüm. 3G desteklemiyor, wireless’a girmiyor sadece mesaj çekmek için qwerty telefon mu alınır ? Hadi mesajlaşan biri olsam neyse.. İstediğim gibi bir telefon bulamadığımdan emektar telefonumu iş arkadaşlarımın sarj aletleri yardımıyla kullanmaya devam edeceğim…
Bu yazıyı yazmışım, ancak arşivde yayınlanmamış olarak duruyordu. Bugünkü bir gelişme sonrasında yayınlanmayı hak ettiğini fark ettim. Bu ay başında işyerindeki bir arkadaştan iPhone 3G alıyorum. Böylece telefon derdimi uzun bir süreliğine ve ucuz yollu olarak ortadan kaldırmış oluyorum. İstediğim her şeyi fazlasıyla karşılayan bir telefon alarak problemi kökten çözmeye karar verdim. Apple ile ilgili bu kadar yazıdan sonra Apple’ın bana para vermesi gerektiğini düşünüyorum. Apple yetkililieri kolumda Apple dövmesi var. Sürekli bedava reklam yapıyorum… Sevgiler saygılar…
Apple piskolojisi
- Tarih: 27-07-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Saat sabah 05:00 benim için hala Pazar olsada artık resmi olarak Pazartesi günündeyiz. İşten eve yeni geldim. 2 gündür sürekli bilgisayar başında oturmuyormuşum gibi yine bilgisayar başındayım. Ama bu biraz daha tatil gibi. Uzanıyorum çünkü. Rahatça koltuğumdan yazıyorum, yanımda kedim kolumla oyun oynuyor, bende dinleniyorum. İşin henüz bitmemesinden kaynaklanan huzursuzlukla beraber aynı zamanda 3-4 saat sonra tekrar mesaiye başlayıp bitirecek olmanında verdiği garip duyguları yaşıyorum…
Son zamanlarda yine yoğun çalışıyorum, eve geldiğimde yazı yazacak piskolojide bulamıyorum kendimi, nihayet zorlada olsa o havaya girmişken defterime yazdığım konuları ele alayım dedim.
Şirkette genel nufus genç ve teknoloji takipçisi olduğundan yeni çıkan şeyler google reader ile eş zamanlı olarak şirkete düşer, konuşulur tartışılır. Zamanında iPad de bunlardan bir tanesiydi. Uzun süre inceledik, baktık, tartıştık ancak bir türlü görme, dokunma, koklama fırsatımız olmamıştı, derken şirkette çalışan birinin tanıdığı bir adet iPadle ziyarete gelince böyle bir fırsat yakalamış olduk. İlk başta olaydan benim pek bir haberim yoktu. Etrafta bir apple kokusu alıyordum ama emin değildim, işimde vardı pek celallenmedim. Daha sonra bana “dışarda iPad var” şeklinde bilgilendirme yapıldı. Hemen çıktım ancak iPad çoktan kalkmıştı. Hemen muhabbete dalıp buralarda iPad varmış gibisinden İpad’i elleme isteğimi belli ettim, sahibi kibarca verdi…
Tahminimden daha küçük, tahminimden daha az havalı, tahminimden daha farklı bir deneyimdi. Biraz kurcaladıktan sonra kendime bir iPad’im olsa çok mu mutlu olurum acaba diye sordum, ama olmam heralde… Sahip olmak istediğim birşey ama sahip olursam kullanırmıyım bilmiyorum. İşte Apple’ın kullanıcıları üzerinde bıraktığı piskoloji böyle birşey.
Blog Dergisi Temmuz Sayısı
- Tarih: 15-07-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Biraz acele, biraz amatör, biraz kıas, biraz baştan savma.
Bu ay ilk kez dahil olduğum blog dergisinin ilk sayısı beklediğimden daha geç çıktı. Eğer bu zamana çıkacağını bilseydim tasarım ve yazılar üzerinde daha çok çalışırdım. İlk sayının tecrubesini bir sonraki sayılarda kullanacağım.
İşte blog dergisi temmuz sayısı
nerdeydin ?
- Tarih: 09-07-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |

Asilblogda bir süredir yeni yazı yok. Nedeni ise çok acil New York’a gitmek zorunda kaldım. Apar topar gitmek zorunda kalınca yazı falan yazamadım tabi.
Gurbet ellerde çok sıkıntı çektim. Gittiğime pişman oldum… Neyse herkesin bildiği gibi NewYork’a falan gitmedim… Ama birgün gideceğim. O zaman oradan güzel güzel blog yazacağım. Bu yazıya da link vereceğim. Yazı olmayışının sebebi son bir kaç gündür, yoğun bir çalışma temposu içersindeyim. Eve geldiğimde ise ne oyun oynayacak, ne yazı yazacak, ne de ekstra bişeyler yapacak iştah bulamıyorum kendimde. Bugün eve geldiğimde hafta sonuna girmenin verdiği rahatlık ile biraz tatil sitelerine girdim. New york turlarına baktım, otellere gezilecek yerlere baktım, “para biriktirmeye başlasam mı ?” diye düşünmeye başladım. Diğer taraftan bu hafta içersinde bir kaç arkadaşla yeni proje girişiminde bulunduk. Beyin fırtınası yaptık. Henüz çok ham olduklarından hiç birşey söylemiyorum. Bir hafta yoğun iş temposuyla geçti gitti ancak hala bölümü bitiremedik. Bir mimari işin video edit ve katolog dekopajlarını yaptım. Diğer taraftan tüm Türkiye’nin nefeslerini tutarak izlediği
Deniz yıldızı isimli dizi ticari bir başarı sonrasında yurt dışına satılmış. Onun yazılarını yok edip hallettim. Ama ana iş olan keloğlan bitmedi. Dolayısıyla pazar günü mesai yapıp compositing sürecine geçmeye çalışacağım. Bekle beni keloğlan bekle beni newyork…
Blog Dergisi
- Tarih: 02-07-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Bu ay yaşadığım yeniliklerden bir tanesi de “Blog Dergisi” temmuz sayısında yer almam oldu. Daha önce hiç bir internet dergisinde yazmamış olmanın heyecanı ile biran önce hazırlanayım dedim. Ancak ekibe biraz geç katıldığımdan ve yazıların hemen teslim edilmesi gerektiğinden ne sayfa tasarımı yapacak, ne de oturup yazı yazacak zamanım vardı, çok hızlı bir şekilde ikisininde üstesinden gelmem gerekiyordu. Bende yazı yazmak yerine Asilblog’dan yazı almaya karar verdim ve tasarım üstüne yoğunlaşma kararı aldım, tasarım üzerine yoğunlaşmaya zamanım olmadığı için sadece 2-3 gün toplamda 3-4 saat ayırabildim.. İlk ay olarak Blog Dergisi okuyucularına pek yeni birşeyler sunamasamda bir sonraki ay, hem içerik hemde yazı olarak daha güzel bir bölüm sözü veriyorum…

















