Asil'in Seçtikleri

Şehirlerarası çığırtgan terörüŞehirlerarası çığırtgan terörü Valla bu çığırtgan ismini ben takmadım. Çok saygı duyduğum mesleklerden birisiydi ismini yeni öğrendim. A.Ş.T.İ. (Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi) de takılırken ara sıra yapılan...

Tamam mı ? Devam mı ?

Nerde o eski bayramlarNerde o eski bayramlar Bayramı After Effects başında geçirmek istemediğim için Antalya’ya evime, minik yuvama dönme kararı aldım, Bilet bulursam giderim dedim ve bunu dedikten 5 saat sonra bi baktım yolun büyük...

Tamam mı ? Devam mı ?

Bilet kriziBilet krizi Sabah Ankaraya geldikten sonra otogar çıkısında kadının biri merdivenlerden düşmüştü ve insanlar durumu izlemeye çalıştığı için çıkış tıkanmıştı. 5 tane güvenlik görevlisi “devam...

Tamam mı ? Devam mı ?

Stylesheet yüklenmesinde hata: XSLT-Stylesheet için belirtilen bir XML-MIME-Türü yokStylesheet yüklenmesinde hata: XSLT-Stylesheet için... Wordpress Sitemap eklentisi kullanıyorsanız ve firefox da "Stylesheet yüklenmesinde hata: XSLT-Stylesheet için belirtilen bir XML-MIME-Türü yok:" hatasını alıyorsanız. Artık bu hatadan kurtulabilirsiniz. Site...

Tamam mı ? Devam mı ?

HD kamera sahibi olmak. HD kamera sahibi olmak. Bir HD kamera sahibi olayım dedim, elimde patladı. Hala çok istiyorum ama size anlatayım neler oldu. Kısa bir süre önce HD kamera araştırması yaptım. İstediğim özellikleri sağlayan markası...

Tamam mı ? Devam mı ?

  • Prev
  • Next

bir ayın kısa özeti.

asil- Tarih : 06-03-2010| Kategori : Kişisel |

Etiketler:, , , , ,

0

Nerdeyse 1 ay oldu bloguma el atmayalı bunun sebebi ise fazla mesai, tembellik ve çok fazla freelance iş olması. Bir taraftan Keloğlan projesi için bölüm yetiştirme telaşı içerisindeyken diğer taraftan aldığım web işlerini bitirmeye çalışıyordum. Bide bunların arasına. “Şu kişisel sitemi yapayım artık ya” şeklinde bir düşünce de sıkıştırınca işler içinden çıkılmaz bir hal aldı. Onu bıraktım uzun zamandır blogda yazmıyordum. 4 ayrı işin arasında dolanırken tamam yeter diyip blog yazmaya başladım yine. En son blog yazımda demişim ki ubuntu seni seviyorum. O yazıyı yazdıktan 1 hafta sonra falan gecemi gündüzüme katmaya devam edip bilgisayarıma nihayet MAC OS X kurmayı başardım. Şuan tek işletim sistemi olarak MAC OS X kullanmaktayım. Ubuntuyu özlemedim değil. Windows kurmak ise aklımın ucundan bile geçmedi henüz. Aslında TV kartımı kullanamamanın verdiği bir huzursuzluk var, arasıra capture yapıyordum ne güzel, ama Windows başlat menüsünü düşününce bile TV kartı olmasa da olur diyebiliyorum kendime.

2 Kişi bu yazıyı beğendi.

Beğen 

about brotheine… | brotheine hakkında…

asil- Tarih : 03-02-2010| Kategori : Kişisel |

2

İnsanlar bunalımdaysa odaları dağınık olurmuş çamaşır yıkamazlarmış. Uzun zamandır bende bu durumdaydım ama son bir kaç gündür toparladım kendimi. şimdi yazacağım blog yazısı hem neden blogda bir süredir yazı olmadığının açıklaması hemde kendim hakkındaki gizli şeylerin ortaya çıkmasını sağlayacak. Ankaraya taşındıktan sonra başıma bir ton şey geldi. Bunlardan en güzeli sigarayı bırakmam oldu, sigarayı bıraktıktan sonra kendimi bir süre hiç bir şeye vermedim. Gel zaman git zaman insanlar sigarayı bırakınca çok yemek yemeğe başlarmış sözünü hatırlatan bir kaç şey oldu ve bende birden çok yemeğe başladım. Artık işyerinde masa başında otururken bir elimde mause, diğer elimde galete, çikolata, çerez, çekirdek, tatlı vs. vs. gibi şeyler var. Yemek sürekli değişse de değişmeyen tek şey yeme halinde olmam. Haliyle kısa sürede göbek çıkmaya başladı. Spor yapmazsan, aralıksız yemek yersen, ara sırada kızılaya inip içersen böyle olur işte iyi oldu sana.

Aslında dağınık başladım biraz baştan anlatayım herşeyi… Bunalımın bir göstergesi dağınık olmakmış, benim dağınıklığım yavaş yavaş başladı. Önce masaüstümü gele geçirdi. Her zaman toplu olan bilgisayarım iyice dağılmıştı. Sonra sanal dağınıklık önce evdeki pc masama sonrada iş yerindeki pc masama yayıldı. Birden zorunda kalmadıkça çamaşır yıkamayan ve durduk yere odasını dağıtan biri oluvermiştim.

Bunalım gereği insanlar saçını keserlermiş, çok ağar bunalımda değilmişim heralde, ben kıyamadım keçi sakalımı kestim. Artık bunalımdan çıkmam gerekiyordu çünkü can sıkıcı ve sefil bir hal almaya başlamıştı. Kendimi yalnızlığa vermiştim. Kurtulmak amaçlı, wow oynamaya karar verdim. 1 hafta kadar wow oynadım sonra yine bıraktım. Wow dışında, o kadar çok şeye başlayıp bırakmıştım ki sigara aklımın ucundan bile geçmez olmuştu artık. Wow oynadım demişken, eğer wow oynamıyorsanız sakın başlayayım falan demeyin. Artık kimse wow’a başlamadığından ve herkes hayvan gibi kastığından dolayı düşük level maplerinde kimse yok. Yani koskoca warcraft dünyasında tek başına hissedebilirsiniz kendinizi. Buda sıkıntınıza sıkıntı katar sadece…

Zaten normal dünyada tek başıma hissediyordum kendimi, dışarı çıkmaz olmuştum. İşyeri-Ev, Ev-İşyeri şeklinde devam ediyordum hayatıma. Bazen o kadar çok çalışıyordum ki ertesi gün işe gitmeme gerek kalmıyordu. Çünkü zaten orada oluyordum. Sonra Antalya’ya gittim. Ailemi gördüm, herşey normale döndü ama hafta sonu için geçerliydi bu durum. Ankaraya geri dönüpte odamın kapısını açtığım zaman aslında hiç bir şeyin değişmemiş olduğunu gördüm. Sadece Antalya’ya dönüp geri geldiğim için cebim biraz harçlık dolmuştu.

Napacağımı bilemedim. Para, burdaki sefil hayatımda çok alıştığım bişey değildi. Bilgisayarımı çok dağınık kullandığım aklıma geldi gittim 1TB harddisk aldım. Yalnızlıktan kurtulma kapılarının evde oturmaktan geçmediğini anlamaya başlamıştım. Artık düzenli bir pub hayatım olmuştu. Düzenli bir pub hayatının size kaybettirdiği tek şey dolu bir cüzdan oluyor. Onun dışında bunalımdan kurtulmamı büyük ölçüde sağladı diyebilirim. Sosyalleştim bir anda. İşyerinde 30 kişi ile birlikte bir ekip çalışması yapsanız bile asosyal olabiliyorsunuz.

Çok param kalmadığı için artık dışarı çıkmamında bir anlamı kalmamıştı yine evde kendimle ve kara gün dostum PC’m ile birlikte kalmıştım. PC’mi güzelce toparladım. Sonra her zaman bir MAC sahibi olmak istediğim aklıma geldi. 3 gün durmak bilmeden PC’ye MAC kurmaya çalıştıktan sonra elimde yan kapağı açık, sata slotları boş, bios’u silinmiş tamire gitmesi gereken bir PC kalmıştı. BIOS tam olarak silinmezse, tamire gitmeden halledebiliyorsunuz ama ben çok sağlam silerim. O yüzden evde bilgisayarcıya gitmeyi bekliyor. Bilgisayar da gidince hiç birşey kalmadı yapacak. Odamın gerçekten çok dağınık olduğunu fark ettim. İlk olarak üzerinde kirli gömlek bulunan tripod’u kenara çekerek başladım herşeye. Daha sonra odanın tüm zeminini kaplamış olan çamaşırları yıkadım. Yıka yıka bitmediğinden ertesi güne de iş kalmıştı. Öğle arasında eve gidip yine çamaşır yıkadım. Çamaşırlar tamamen kalkınca diğer dağınıklıklar ortaya çıktı onları da topladım. Artık odam toplu sayılırdı. Yatağıma oturabilir ve uyku vaktinin gelmesini bekleyebilirdim. O sırada uzun zamandır ertelediğim bir şey aklıma geldi. “Düşünmek” Evet uzun zamandır onu düşünmemiştim.. Çünkü düşündüğüm zaman kalbimin üzerinde bir ağırlık oluyordu, nefes almak güçleşiyordu. Eski günler aklıma geliyor ve ben mutsuz oluyordum. Aslında her ne kadar onu düşünmüyorum desemde, her gün aklıma geliyordu ama ben görmezlikten gelmeye çalışıyordum onu. Günlüğümün arkasında onun bana yazdığı mektubu okuyunca, çok uzak hissettim kendimi ondan. Bitirmeden önce idaellerimden vazgeçmemem gerektiğini öğütlemişti bana o mektupta. Bu kadar tesadüf olamazdı çünkü 1 saat önce herşeyden vazgeçmiştim ben. Başlayıp ve biten ilişkiler insanları çok sarsabiliyor. Ben bana zarar veren şeyleri hayatımdan çıkartarak kurtulmayı denedim bu bulantı döneminden. Geçip gittiğini söyleyemem, anıları hala yaşıyor. İşyerinde gece mesaisinde render beklerken yazıyorum bu yazıyı. Hala unuttum sayılmaz onu, ama en azından odam toplu ve sigara içmiyorum artık. Şimdi kendime farklı bir hayat kurdum yeni anılar yaratıyorum. Ama dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü güzel anılar her zaman mutlu etmiyor insanı…

Not: Hayvan gibi rahatlatan bir blog yazısıydı… TEŞEKKÜRRLER ASİLBLOGGG

2 Kişi bu yazıyı beğendi.

Beğen 

Bruce Lee Belgeselinden bir kesit.

asil- Tarih : 28-12-2009| Kategori : Kişisel, MultiMedia, VideoBlog |

Etiketler:

0

Bu akşam hazırlayıp, seslendirdiğim Bruce Lee belgeselinden kısa bir kesit.



1 Kişi bu yazıyı beğendi.

Beğen 

Genel temizlik…

asil- Tarih : 13-12-2009| Kategori : Düşüncem, Kişisel |

Etiketler:, , , ,

0

IMG_0267 copySabah kalktım kendimi çürümüş hissediyordum. Ufak ufak topladığım odamın sağlam bir temizliğe ihtiyacı vardı, en az benim kadar dağınık gözüküyordu. Saçımı Ankara’nın su şebekesinden gelen buz gibi suyla yıkadım, kuruttum. 1.5 haftadır çamaşır askısında bekleyen kıyafetlerimi ütüledim, dolabıma yerleştirdim Sonra odamı topladım. Kutuları üst üste dizdim. Daha sonra kirlilerimi çamaşır makinesine attım. Bu sırada televizyonun sesini dinliyordum. Kabloları düzene soktum, cdlerimi düzenledim. Odam daki yeşil perde bir kaç gün önce yavaş yavaş düşmüştü onu katladım. Ev arkadaşlarımla kahvaltı hazırladık güzel bir kahvaltı ettik. Şimdi odamda oturdum bir meşguliyet ararken annemi özlüyorum…

2 Kişi bu yazıyı beğendi.

Beğen 

Nerde o eski bayramlar

asil- Tarih : 29-11-2009| Kategori : Düşüncem, Eleştiri, Kişisel |

Etiketler:, , ,

0

588616734_1253437802Bayramı After Effects başında geçirmek istemediğim için Antalya’ya evime, minik yuvama dönme kararı aldım, Bilet bulursam giderim dedim ve bunu dedikten 5 saat sonra bi baktım yolun büyük bir kısmını bitirmişim.  Daha sonra bayram başladı. Annemler çalıştığı için bayramın ilk günü bizim için mayışma günüydü. İkinci gün ise akrabaları gezmeye başladık. Sırayla sorulan sorular ve her üç dakikada bir yaşanan 15 saniye sessizlik bu bayramın en muhteşem olaylarıydı sanırım. Bir de baklava olayı var. Bayramda her evde baklava olması insanı bayram kültüründen soğutuyor biraz. :/ bir de yemezseniz trip atılıyor ya o yüzden tadımlık aldığınız baklavalara bir not veriyorsunuz içinizden. Çok şuruplu, az şuruplu falan. Ağzınızdayken baklava olmadığını hayal edip mutlu olmaya, yaşamınızı devam ettirmeye çalışabilirsiniz 20 ev gezdikten sonra. Bayramlar güzel şeyler, en azından boşu boşuna tatil yapıyorsunuz… iyi bayramlar

1 Kişi bu yazıyı beğendi.

Beğen