<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Asilblog &#187; Kısa hikayeler</title>
	<atom:link href="http://www.asilblog.com/asil/category/kisa-hikayeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.asilblog.com</link>
	<description>Slogan Yok !</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 15:40:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>Kolay yoldan para kazan</title>
		<link>http://www.asilblog.com/asil/kolay-yoldan-para-kazan.html</link>
		<comments>http://www.asilblog.com/asil/kolay-yoldan-para-kazan.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 20:30:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>asil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşüncem]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[beleş gelir]]></category>
		<category><![CDATA[kolay para]]></category>
		<category><![CDATA[Kolay yoldan para kazan]]></category>
		<category><![CDATA[para kazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asilblog.com/?p=1141</guid>
		<description><![CDATA[Nazilli otobüs biletimin arkasına bakınca her yolcunun sigortalandığını gördüm, ölürseniz size 30bin tl verdiklerini gördüm ve aklıma canice bir plan geldi. İntahar etmek istenen 40 kişi bulunur, zaten intahar edeceksiniz öldükten sonra istediğiniz kişiye 5 milyar vereceğiz ama bizim istediğimiz şekilde öleceksiniz şeklinde ikna edilir. Tüm fırsatçılar bir otobüse bindirilir Yolun 160. km sinden kuytu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2010/06/kaza1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1151" title="kaza" src="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2010/06/kaza1.jpg" alt="" width="460" height="100" /></a></p>
<p>Nazilli otobüs biletimin arkasına bakınca her yolcunun sigortalandığını gördüm, ölürseniz size 30bin tl verdiklerini gördüm ve aklıma canice bir plan geldi. İntahar etmek istenen 40 kişi bulunur, zaten intahar edeceksiniz öldükten sonra istediğiniz kişiye 5 milyar vereceğiz ama bizim istediğimiz şekilde öleceksiniz şeklinde ikna edilir.</p>
<p>Tüm fırsatçılar bir otobüse bindirilir<br />
Yolun 160. km sinden kuytu olan bir yerde otobüse suikast düzenlenir<br />
herkesin öldüğünden emin olunur.<br />
Ailelere verilecek para bir şekilde alınır<br />
Ailelere 2.500 Lira para verilir<br />
Kalan 1 Milyon Lira tasarım ve reklam studyosu açmak için kullanılır.<br />
Güzel işler yapılır<br />
Şirket kötüye giderse bir 40 kişi daha bulunur&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asilblog.com/asil/kolay-yoldan-para-kazan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mişli geçmiş zaman: Ayrılık</title>
		<link>http://www.asilblog.com/asil/misli-gecmis-zaman-ayrilik.html</link>
		<comments>http://www.asilblog.com/asil/misli-gecmis-zaman-ayrilik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 00:25:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>asil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk acısı]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[Kız arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili aramak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asilblog.com/?p=985</guid>
		<description><![CDATA[Ankaraya taşınalı 6 ay kadar oldu. Benden 1 ay kadar önce yaklaşık 1 yıldır birlikte olduğum eski kız arkadaşım da Ankaraya taşınmıştı. Bende Ankara&#8217;ya gidince uzun mesafeli ilişki saçmalığından kurtulucak ve uzun mesafe yüzünden ayrılıcağımız gerçeğini ortadan kaldırmış olacaktık. Neyse ki hiç gerek kalmadı çünkü taşındıktan hemen sonra orta da önemli bir neden olmadan ayrıldık. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ankaraya taşınalı 6 ay kadar oldu. Benden 1 ay kadar önce yaklaşık 1 yıldır birlikte olduğum eski kız arkadaşım da Ankaraya taşınmıştı. Bende Ankara&#8217;ya gidince uzun mesafeli ilişki saçmalığından kurtulucak ve uzun mesafe yüzünden ayrılıcağımız gerçeğini ortadan kaldırmış olacaktık. Neyse ki hiç gerek kalmadı çünkü taşındıktan hemen sonra orta da önemli bir neden olmadan ayrıldık. Bende hiç bir yerini doğru düzgün bilmediğim bu ilginç şehirde piskolojik ve duygusal olarak yalnız kaldım böylece.</p>
<p>Ayrıldıktan sonra bir bunalım süreci geçirirsiniz. Ben bu süreci biraz erteledim ve o beni unuttuktan sonra kendi kendime üzüldüm durdum. Normal şartlarda bilmediğim bir şehirde olmasam bu süreç kolayca geçip gidecekti belki, ama biraz uğraştırıcı oldu. Ayrıldıktan  sonra ilk 1 hafta  çok kötüydüm. 1 hafta sonra keloğlan bölüm 7 nin bitiş tarihi belli oldu ve ben üzülmeyi biraz ertelemek zorunda kaldım. Diziyle uğraşırken fark ettim ki düşünmemek güzel oluyormuş.</p>
<p>Bende uzun bir süre daha böyle devam etmeye karar verdim tabiki. Aslında düşünemdiğimi zannederken bilinç altımda beni içten içe yiyen bir böcek olarak yaşamaya devam etmiş bu ayrılık. En sonunda pes ettim ve baya bir gecikmeli olarak ayrılık acısı çektim ve anladım ki ne kadar ertelerseniz o kadar saçma ve kötü bir hal alıyormuş. Hiç bir şey olmamış gibi davranırsanız mutlu olamıyorsunuz. O yüzden en iyisi bir an önce bunalıma girip hemen atlatı vermek.</p>
<p>Kız arkadaşımdan ayrıldım, şehre alıştım, ev arkadaşıma alıştım, işe alıştım falan derken fark ettim ki aradan süre geçmiş gitmiş ve ben hala  bekarım. Artık birilerini bulayım demeye başladıktan sonra, bir kıza ayırabileceğim tüm vaktimi iş yerinde harcadığımı anladım. Arkadaşlarla bara gidicek vaktim bile olmuyorken ben nasıl bir ilişki içerisinde olacaktım ? Ayrıca sürekli işyerindeyken nasıl olacakta bir kız bulacaktım ?</p>
<p>Bu derin ve çözümsüz soruların içerisinde dolaşırken işimle evlenmeye karar verdim.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Böyle planlanmamış ve çalakalem yazılmış bir blog yazısından ne ders çıkartabiliriz ? Ana fikir nedir ?</p>
<p>1. Ayrıldığınız zaman böyle birşey olmamış gibi davranmayın bir an önce yasını tutun gitsin! . Birlikte olmak güzel bir duygudur ve sevdiğiniz bişey biterken üzülürsünüz. Buna engel olmaya çalışmayın.</p>
<p>2. 18 yaşlarında bir bayansanız, kendinizi ona yakın görüyorsanız  ve Ankara&#8217;daysanız asil&#8217;i facebooktan ekleyin ve blogdan okudum diye açıklama yazmayı da unutmayın !</p>
<p>3. İlişkiniz hiç bitmeyecek sanmayın, sevgiliniz sizi kandırıyor olabilir ! <img src='http://www.asilblog.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şimdilik bu kadar yeni yazılarda&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asilblog.com/asil/misli-gecmis-zaman-ayrilik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Önemli olan kişilik&#8230;</title>
		<link>http://www.asilblog.com/asil/onemli-olan-kisilik.html</link>
		<comments>http://www.asilblog.com/asil/onemli-olan-kisilik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 00:06:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>asil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşüncem]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[dilenci]]></category>
		<category><![CDATA[dolmuş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asilblog.com/?p=871</guid>
		<description><![CDATA[Cuma günü blog yazarları yemeğine giderken standart ulaşım vasıtam olan dolmuşlardan birini kullandım yine. Dolmuşla ulaşım yapmak oldukça eğlencelidir, çünkü hemen her seferinde değişik şeyler öğrenir ve değişik şeyler duyarsınız.  Yine öyle oldu, ben bindikten yaklaşık 400 mt sonra dolmuşa iki kişi daha bindi. Dolmuş şöförüne &#8220;Allah rızası için bizi şuraya götür !&#8221; şeklinde kibar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2009/12/Dilenci.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-872" title="Dilenci" src="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2009/12/Dilenci-300x227.jpg" alt="Dilenci" width="300" height="227" /></a>Cuma günü blog yazarları yemeğine giderken standart ulaşım vasıtam olan dolmuşlardan birini kullandım yine. Dolmuşla ulaşım yapmak oldukça eğlencelidir, çünkü hemen her seferinde değişik şeyler öğrenir ve değişik şeyler duyarsınız.  Yine öyle oldu, ben bindikten yaklaşık 400 mt sonra dolmuşa iki kişi daha bindi. Dolmuş şöförüne &#8220;Allah rızası için bizi şuraya götür !&#8221; şeklinde kibar ricalarda bulunduktan sonra birisi yanıma diğeri ise iki doltuk önüme oturdu. Yanıma oturan oldukça devasaydı, kendimi onun yanında 8 yaşında gibi hissettim. Kucağında battaniye vardı battaniyeyi tutuş tarzından dolayı içinde bir bebek olduğunu düşünüyordum. Ama emin de olamıyordum tabii <img src='http://www.asilblog.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Evet bu insanlar dilencilerdi ve aralarında iki koltuk olmasını dert etmeden herkesin duyabileceğinden biraz daha yüksek bir sesle muhabbet etmeye başladılar. Konuştukları konu; bugün kimin nerede dilendiği ve ne kadar para kazandığıydı. Yanımdaki kadın camide bir adamın tüm dilencilere para verdiğini diğer dilenci kadına ballandıra ballandıra anlatıyordu. Daha sonra ona sen nerdeydin diye sordu. Kadın &#8220;yugharı yoldaydım&#8221; deyince&#8230; &#8220;Amaan, oraya hep kapıcılar geliyor!, sen neden camiye gelmedin ?, sabah DEDİYDİmm saNAA&#8221; gibisinden laflar söyleyerek lafı &#8220;beni dinleseydin daha çok para toplardın&#8221;a getirdi. Bu durumun egolarını tatmin ettiğini anlamak hiçte zor değildi. Kendisinin 30-40 arkadaşının 60 ve rekortmeninde 100 lira civarı topladığını söyledi ve sonra indiler. Bu iki mükemmel karaktere sahip insan dolmuştan inince önümde oturan ve birbirini tanımadığını düşündüğüm iki ev hanımı bu olay hakkında yorum yapma isteği duydular, saçma bir kaç hareket yaptıktan sonra söyleyecek şey sıkıntısı çektiler sonra birisi; &#8220;Küçücük bebeği de dilenmek için kullanıyorlar ayıp günah&#8221; şeklinde konuştu. Konuyu biryere bağlayamadığı için sıkıntı çekti ve muhabbet bir anda sona erdi. Eminim devasa kadın yanımdayken bunları konuşsalar özgüveni sağlam ve duvar gibi sert olan o kadın mutlaka verecek bir cevap bulur ve ikisinide kucağında bebek varken dövebilirdi&#8230; (Battaniyenin içinde bebek olmayabilir tabii)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asilblog.com/asil/onemli-olan-kisilik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kapatıyoruz !</title>
		<link>http://www.asilblog.com/asil/kapatiyoruz.html</link>
		<comments>http://www.asilblog.com/asil/kapatiyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 20:39:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>asil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asilblog.com/?p=555</guid>
		<description><![CDATA[Evin orada bir mağaza var tam önünde dolmuş durağı olduğu için sürekli önünden geçmek durumundayım. Mağaza yaklaşık sekiz ay önce büyük bir kağıda kapatıyoruz herşey 10 TL şeklinde bir yazı çıkarttırdı. Tshirt, bluz falan felan 2 ay kadar bu şekilde devam ettikten sonra mağazaya olan ilgim azaldı. Ara sıra geçerken oğlum bu mağaza neden hala [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evin orada bir mağaza var tam önünde dolmuş durağı olduğu için sürekli önünden geçmek durumundayım. Mağaza yaklaşık sekiz ay önce büyük bir kağıda kapatıyoruz herşey 10 TL şeklinde bir yazı çıkarttırdı. Tshirt, bluz falan felan 2 ay kadar bu şekilde devam ettikten sonra mağazaya olan ilgim azaldı. Ara sıra geçerken oğlum bu mağaza neden hala kapanmadı diyordum kendime. Geçen gün yine dolmuş durağına yürüyordum ve mağaza tekrardan dikkatimi çekti. Yaklaşık bir on dakka mağazanın önünde dolmuş bekledim bu sırada da mağazayı inceledim. Adamlar bu kapatma işini biraz büyütmüş olacak. Mağazanın ön cephesine kocaman tabela ve stickerlar yaptırmışlar. Kapatıyoruz herşey 10 lira son 25 gün şeklinde. Şimdi madem 25 gün sonra kapatacaksınız neden öyle güzel bir dekor uygulamasına geçtiniz. Üstelik tabela kalıcı hergün 25 gün kalmış şeklinde duruyor. Madem zarar ettiniz kapatıyosunuz neden bu kadar masraf yaptınız ? diye sorası geliyor insanın. Bu da ilginç bir pazarlama taktiği işte. Bizim insanlar garip ya “bak kapanıyo hadi girelim” şeklinde düşünüyorlar. Bunlar da onları kullanıyorlar heralde. Ya da mağaza cidden kapanıyordu. Sonra 10 lira işinden büyük paralar kaldırdılar şimdi işi büyüttüler.</p>
<p><em>Dur bakıyım bende benim bloga bir tema yapayım kapatıyoruz diye. Millet acele acele okuyup yorum yapsın yazılarıma <img src='http://www.asilblog.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asilblog.com/asil/kapatiyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ONSEKIZIKIYUZSEKSEN</title>
		<link>http://www.asilblog.com/asil/onsekizikiyuzseksen.html</link>
		<comments>http://www.asilblog.com/asil/onsekizikiyuzseksen.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 04:48:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>asil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asilblog.com/?p=521</guid>
		<description><![CDATA[18-280 KVARAM KRAMŞAASI Onbinlerce dolar harcayarak dekor ettirdiği evini aslında hiç sevmiyordu. Bazı geceler 30 liralık bir pansiyonda kalıp rutubet kokusuyla birlikte tanıdığı kişileri kolayca öldürüp yakalanmayacağını planlıyordu ve kendini mutlu hissediyordu. Onun yerinde olmak isteyen insanların olduğunu biliyordu ama o kendisi olmak istemiyordu. Bazı günler okul çıkışlarına gidip küçük çocukları izleyip sapık fanteziler kurardı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>18-280 KVARAM KRAMŞAASI</strong></p>
<p><a href="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2009/09/123123.JPG"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-526" title="sayılar" src="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2009/09/123123-150x150.jpg" alt="123123" width="150" height="150" /></a>Onbinlerce dolar harcayarak dekor ettirdiği evini aslında hiç sevmiyordu. Bazı geceler 30 liralık bir pansiyonda kalıp rutubet kokusuyla birlikte tanıdığı kişileri kolayca öldürüp yakalanmayacağını planlıyordu ve kendini mutlu hissediyordu. Onun yerinde olmak isteyen insanların olduğunu biliyordu ama o kendisi olmak istemiyordu. Bazı günler okul çıkışlarına gidip küçük çocukları izleyip sapık fanteziler kurardı. Medya ondan başarılı ve hayırsever biri olarak bahsetse de o kendisinin hasta ve sapık olduğunu biliyor ve kendinden nefret ediyordu. Paranın elde edebileceği herşeyi elde etme gücüne sahipti ama o parayı elde edememek istiyordu. Eğer mantığını yenebilse tüm parasından vazgeçip fakir biri olmayı tercih ederdi ama bunu yapamıyordu.</p>
<blockquote><p><a href="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2009/09/DSCF4306-copy.JPG"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-522" title="Günlük" src="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2009/09/DSCF4306-copy-150x150.jpg" alt="DSCF4306 copy" width="90" height="90" /></a>Sevgili Günlük;</p>
<p>Bugün, beni yine annem uyandırdı. Ödevlerimi yaptıktan sonra televizyonda çizgi film izledim sonra servis geldi okula gittim. Okulda ilk ders matematikti tenefüste muratlarla maç yaptık. Bütün dersler bitince eve geldim, yemek yedik Bugün çok yoruldum şimdi de yatıcam. Resim dersinde arı çizdik.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asilblog.com/asil/onsekizikiyuzseksen.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eda: Serap&#039;ın Kabusu</title>
		<link>http://www.asilblog.com/asil/eda-serapin-kabusu.html</link>
		<comments>http://www.asilblog.com/asil/eda-serapin-kabusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2009 20:12:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>asil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asilbalaban.com/blog/?p=310</guid>
		<description><![CDATA[Ceren&#8217;e Serap ter içinde uyandı, yine aynı kabusu görmüştü. Küçüklüğünden gelen ve devam etmekte olan nadir şeylerin arasında bu kabus da vardı. Aslında basit ve anlamsız bir şeydi ancak yinede onu etkiliyordu. Saatine baktı, kalkma saatine 2 saat vardı. Tekrar uyumak istemediği için Eda’nın salonuna gitti, yurtta olsa baş ucunda okuyacak bir ton kitap olurdu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Ceren&#8217;e</em></p>
<p>Serap ter içinde uyandı, yine aynı kabusu görmüştü. Küçüklüğünden gelen ve devam etmekte olan nadir şeylerin arasında bu kabus da vardı. Aslında basit ve anlamsız bir şeydi ancak yinede onu etkiliyordu. Saatine baktı, kalkma saatine 2 saat vardı. Tekrar uyumak istemediği için Eda’nın salonuna gitti, yurtta olsa baş ucunda okuyacak bir ton kitap olurdu. Oturdu, sessizlikte düşünüyordu. Karnı acıkmıştı kahvaltı edebilirdi ancak Eda’nın evinde rahat değildi. Sadece bir kahve yaptı. Daha sonra Eda geldi, normalde hayatta bu saatte uyanmazdı ancak yalnız yaşamaya alıştığı evindeki gürültüler ona garip gelmişti. Oda kendine bir kahve koydu ve beraber oturdular.</p>
<p>Eda: Hayırdır ? Erkencisin.<br />
Serap: Yok bir şey ya ben bu saatlerde kalkarım.<br />
E: Hadi canım, görende ilk kez bende kalıyorsun sanacak.</p>
<p><em>Normalde Serapla çok yakın arkadaş değillerdi. Serap sadece dışarıya takılacağı günler, gece yurda giremediği için Eda da kalırdı.</em></p>
<p>S: Kabus gördüm ya! Sonra da uyuyamadım, kalktım.<br />
E: Hıı! Anlaşıldı şimdi. Ben kabus görmeyeli uzun zaman oldu, ama bende görmek istedim, heyecanlı olur herhalde. <img src='http://www.asilblog.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /><br />
S: Bu pek kabus sayılmaz aslında saçma bir şey ilk kez görmüyorum zaten çocukluğumdan beri görürüm. O zamanlar çok korkuyordum tabii ama şimdi sadece etkiliyor.<br />
E: Merak ettim&#8230; Anlatmak istermisin  ?<br />
S:  Yok ya saçma bir şey zaten… Dalga geziyorsun zaten. Neyse anlatıyım. Ama şimdi, ben böyle anlatınca saçma gelecek sana <img src='http://www.asilblog.com/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /><br />
E: ee! Hadi anlat artık !<br />
S: Ya şimdi ben babaannemlerin evindeyim. Balkonda oturuyoruz. Sonra ben bir anda aşağı düşecek gibi oluyorum. Baya da yüksek, ellerim kayıyor. Sonra düşüyorum tam yere çarpacakken uyanıyorum.<br />
E:  Hmm.. Rüyada küçük kaç yaşındasın ?<br />
S: Küçükken kendimi küçük görüyordum, büyüyünce rüyada da büyüdüm kendi yaşımda görüyorum yani.<br />
E:  Aslında korkacak bir şey yok, ben çözdüm olayını.<br />
S: Ya bende korkmuyorum ama etkiliyor yani. Neymiş ?<br />
E: Bilimsel bir şey bu söylediğim. Bak şimdi! Beyninin bilinçaltına kopyaladığı sahnelerle alakalı bir şey bu. Büyük ihtimalle; Sen küçükken babaannenlere gitmişsiniz. Sonra balkonda dururken annen sana “dikkat et düşüceksin!” demiş. Daha sonra beynin bununla başka yerde gördüklerini birleştirip sana bir tane düşme senaryosu yaratmış. Rüya olarak tabi. Çünkü rüyalarda bilinçaltı normale göre daha çok açık.  Sende küçüklükten kalma düşme korkunu içinde abarttığın için, hala etkileniyorsun.<br />
S: Alla Allah nerden yazdın şimdi bunu.<br />
E: Belgeselde izlemiştim.<br />
S: İlginçmiş.<strong> Ama mantıklı <img src='http://www.asilblog.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Olabilir bak bu !</strong></p>
<p>Eda daha önce rüyalarla ilgili bir belgesel izlememişti. Serap’ın rüyadan etkilendiğini görüp ona yardımcı olmak istemişti. Onu çok sevmemesine rağmen, onun iyi hissetmesini istemişti. Hem de yalan söyleyerek. Bu pek ona göre değildi, ama uydurduğu şey kendine de mantıklı geldi. Hatta küçük bir ihtimal bile olsa gerçek olma payı vardı. Belki de bunu gerçekten duydu ve bilinçaltı da sakladı.</p>
<p><strong>Olabilir bak bu! Mantıklı….</strong></p>
<p><a href="http://www.asilblog.com/asil/eda-kimdir.html" target="_blank">Eda&#8217;yı tanımak için tıklayın!</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asilblog.com/asil/eda-serapin-kabusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yanlış otobüste hissedilenler.</title>
		<link>http://www.asilblog.com/asil/yanlis-otobuste-hissedilenler.html</link>
		<comments>http://www.asilblog.com/asil/yanlis-otobuste-hissedilenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 19:19:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>asil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşüncem]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>
		<category><![CDATA[otobüs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asilbalaban.com/blog/?p=222</guid>
		<description><![CDATA[Yaşamında otobüs kullanan hemen herkes, bir kerede olsa yanlış otobüs veya dolmuşa binmiştir. Bugün böyle bir durumda neler hissediyoruz, onları inceleyeceğiz. Böyle durumlar genelde aceleli durumlarda başımıza gelir. Beynimiz gelen otobüsün numarasını, beklediğimiz numara gibi görmemize sebep olur ve &#8220;ohh hemen geldi&#8221; diye atlarız içine. Yanlış otobüsde olsa aynı noktadan bindiğimiz için, bir süre aynı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2009/05/6108.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-223" title="otobüs" src="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2009/05/6108-300x203.jpg" alt="6108" width="300" height="203" /></a>Yaşamında otobüs kullanan hemen herkes, bir kerede olsa yanlış otobüs veya dolmuşa binmiştir. Bugün böyle bir durumda neler hissediyoruz, onları inceleyeceğiz.</em><br />
Böyle durumlar genelde aceleli durumlarda başımıza gelir. Beynimiz gelen otobüsün numarasını, beklediğimiz numara gibi görmemize sebep olur ve <em>&#8220;ohh hemen geldi&#8221;</em> diye atlarız içine. Yanlış otobüsde olsa aynı noktadan bindiğimiz için, bir süre aynı yolu kullanır. Bu bizim için tehlikeli bir şey, çünkü aynı yolu kullanma süresi uzadıkça, içinde bulunduğumuz otobüsün, doğru otobüs olduğunu düşünürüz. Bu düşünce bazen öyle noktalara ulaşır ki, otobüs başka yerlere de gitse &#8220;heralde bişey var ondan böyle&#8221; diye otobüste oturmaya devam edersiniz. Ve ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın &#8220;döner birazdan&#8221; piskolojisine girersiniz, aslında içinizde bir şüphe vardır ve bir müddet sonra şüphe iyice artar. Sonra anlarsınız yanlış olduğunu. Yanlış bindiğini fark etme olayı, değişmeyen bir şeydir ve mutlaka olur. Belirli çeşitleri vardır.<br />
Kadının biri durdurur ve sizin<strong> “salak gibi” </strong>yapmadığınız şeyi yapar. <em>“Bu şuradan geçer mi ?”</em> ( İşte bu kadın, sizin şu anda yaşadıklarınızı daha önce yaşamış ve ders almış bir kadındır.) Adam <em>&#8220;geçer&#8221;</em> diye cevaplar sizde <em>“hönk ne alaka ya”</em> dersiniz. Artık anlamışsınızdır.<br />
Veya<br />
Artık gideceğiniz yerden baya bir uzaklaşmışsınızdır ve <em>“ne oluyor yaww,  bu dönmez artık” </em>dersiniz.<br />
Hissedildikden sonra yapılan şeylerde, kendi arasında ayrılır.</p>
<p>Bazıları yanındakine, bazıları şöföre sorar. Bazıları ise kimseye bir şey demez &#8220;salağım ben&#8221; der kendine ve  iner. Bazıları yanlış bindim diye yaygara çıkartıp parasını geri almak ister. Yapılması gerekense; nerde inersem en hızlı şekilde giderim diye, bir kar zarar hesaplaması yapıp öyle inmektir.<strong> Tabi daha önemlisi &#8220;nerden geçer&#8221; teyzenin yaptığını yapmasak bile, tabelaya düzgün bakmaktır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asilblog.com/asil/yanlis-otobuste-hissedilenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otobüste pencere sıkışması</title>
		<link>http://www.asilblog.com/asil/otobuste-pencere-sikismasi.html</link>
		<comments>http://www.asilblog.com/asil/otobuste-pencere-sikismasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 18:30:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>asil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>
		<category><![CDATA[otobüs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asilbalaban.com/blog/?p=215</guid>
		<description><![CDATA[Otobüslerde ve dolmuşlarda bulunan pencereler genelde ayaktayken omuz, otururken de baş hizamızın üzerindedir. Bu pencereler genelde kapalı durmaktadırlar, oldukça ilkel bir açılma düzeneği vardır ve her gören nasıl açıldığını ilk görüşte anlar. Yaz aylarında içerideki koku dayanılmaz bir hale geldiği zaman insanlar bu pencereleri açmak ister ve  eğer yakınlarında bir pencere varsa onu açmak için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2009/05/dscf3501.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-227" title="otobüs" src="http://www.asilblog.com/wp-content/uploads/2009/05/dscf3501-150x150.jpg" alt="dscf3501" width="150" height="150" /></a>Otobüslerde ve dolmuşlarda bulunan pencereler genelde ayaktayken omuz, otururken de baş hizamızın üzerindedir. Bu pencereler genelde kapalı durmaktadırlar, oldukça ilkel bir açılma düzeneği vardır ve her gören nasıl açıldığını ilk görüşte anlar. Yaz aylarında içerideki koku dayanılmaz bir hale geldiği zaman insanlar bu pencereleri açmak ister ve  eğer yakınlarında bir pencere varsa onu açmak için yönelirler. İlginçtir ki bu pencereler genelde sıkışmış durumdadırlar ve düşünüldüğü kadar kolay açılmazlar.<br />
Örneğin biri  oturduğu yerden elini kaldırarak pencereyi açmak ister. Başaramaz ve bunu çok içerler, insanların onu gördüğünü ve bir pencereyi açamayacak kadar güçsüz olduğunu düşünür. Bu nedenle hırs yapıp ayağa kalkar pencereyi yine zorlar bu sefer açılır ama, uğraşması gerekmiştir. İnsanların onu ezik gibi gördüğünü düşünerek yerine oturur. Aslında insanlar bunun pencereden kaynaklandığını bilmektedir. Ve asıl düşünceleri pencerenin açılmasının iyi olduğudur. Ama açan adam bunları hiç düşünmez. Bu zorlanmayı gururuna yedirememektedir. Bu durumun benzeri durumlar da yaşanır bunları da kısaca örnekleyecek olursak;</p>
<p>Bir adam pencereyi açmak ister. Çabalar ancak başaramaz. Sonra pencere sıkışması durumunda hissedilmesi gereken bütün hisleri tadıp, sanki pencerenin açılması çok umrunda değilmiş gibi davranır ve bir daha yeltenmez, bu tip karakterlerde pencerenin açılması aslında gerçekten çok önemli bir durumdur. <span style="text-decoration: underline;">Çünkü o pencereyi açmadan önce kendi içinde düşünür ve çatışır. </span>“<em>Acaba ben bunu açsam şu kadın rahatsız olup kapattırır mı ? ” , “bu pencereyi açarken şunu rahatsız eder miyim ?</em>” gibi.</p>
<p>Bir başka durumsa pencereden uzak olup pencerenin açılmasını istemektir. Bu durumda isteyen kişi gayet rahattır. istenen kişi pencereyi açamayınca ondan bir beklenti olduğu için bütün duyguları hızlı ve en acılı  şekilde yaşar, çünkü herkes onun pencereyi açmasını beklemektedir. Hemen arkasından heyecanla salgıladığı adrenalin ile, pencereyi açar ve rahatlar. En üzücü ve vahim durumsa şudur. Kişi pencereyi açmak için yönelir ve açar; çevresine bakar, sanki alkış bekler bir hali vardır. Böyle tipler genelde babacan tiplerdir, ve yaptıkları herşeyin dünyayı daha yaşanabilir kıldığını düşünürler. Bu kişiler genelde çizgili gömlek giyen ve yüzünde ilginç ve anlamsız bir tebessüm olan kişilerdir.</p>
<blockquote><p>Otobüs demişken aklıma geldi yazayım, gerçi biraz alakasız olacak, sabah saatlerinde otobüs şöförleri max. kişiyi sığdırmak için çabalıyor. Otobüs kapısının üzerinde maximum ayakta yolcu saysı: ve maximum oturan kişi sayısı: diye iki tane yazı var ve ikisininde sayı stickerları vahşice sökülmüş. Acaba bunu rekor kişiyi sığdırdıktan sonra yapıştırmak için mi yaptılar yoksa insanlar 20 kişi yazıyo 40 kişi aldınız şöför bey durmayın artık dediği için mi <img src='http://www.asilblog.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />  Bunu merak ettim bu sabah</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asilblog.com/asil/otobuste-pencere-sikismasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eda: Çarşamba günü</title>
		<link>http://www.asilblog.com/asil/edanin-hayatinda-carsamba-gunu.html</link>
		<comments>http://www.asilblog.com/asil/edanin-hayatinda-carsamba-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 May 2009 00:12:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>asil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asilbalaban.com/blog/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[Hayatını Eda gibi geçirenlere gitsin. Özel bir gün değildi ama normalden erken uyanmıştı. Genelde geç kaldığı için telaşla baktığı kırmızı duvar saatine baktı, daha vakti vardı ve uykusu da yoktu. 15 dakika kadar düşünmeden uzandı yatağında. Dün gece kaçta yattığını düşündü ama hatırlayamadı. Hazırlanmaya başladı aynada kendini inceledi. Eda’nın kısa kızıl saçları, kahverengi gözleri, ince [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;"><em>Hayatını Eda gibi geçirenlere gitsin</em>.</span></p>
<p>Özel bir gün değildi ama normalden erken uyanmıştı. Genelde geç kaldığı için telaşla baktığı kırmızı duvar saatine baktı, daha vakti vardı ve uykusu da yoktu. 15 dakika kadar düşünmeden uzandı yatağında. Dün gece kaçta yattığını düşündü ama hatırlayamadı. Hazırlanmaya başladı aynada kendini inceledi. Eda’nın kısa kızıl saçları, kahverengi gözleri, ince kaşları ve yumuşak yüz hatları vardı. Şık giyinmekten hoşlanmazdı ama ne giyeceğini düşünürdü, genelde olduğu gibi t-shirt üzerine bol bir yünden ceket altına da mavi kot giydi. Okula giden otobüse bindiği durağa yavaşça yürümeye başladı. Çevredeki simitçilerin seslerini duyuyordu, evinin çevresindeki uzun ince yolda ki günlük alışveriş yaptığı yerler henüz açılmamıştı. Durağa vardı ve oturdu pek kalabalık değildi. Bugün otobüsün boş ve erken geldiği nadir günlerden birisiydi. Otobüse bindi ve “<strong>Erken kalkmak güzelmiş</strong>” dedi. Sonra gerçekten böyle düşündüğü için mi yoksa atmosfere uyduğu için mi söylediğini düşündü ve gülümsedi.<br />
Okula vardığında, kantine gidip her sabah olduğu gibi simit ve çay istedi, erken kalkmasına rağmen aynı kahvaltıyı yapmanın pişmanlığını yaşıyordu içinde, sonra “<strong>gereksiz şeyler düşünüyorum</strong>” dedi kendine. Derse yarım saat vardı serap geldi.<br />
<strong>- Oooo eda hanım hayırdır! Erkenciyiz bugün<br />
- Vayy sen hep bu saatte burada mısın ?<br />
- Tabii kızım biz senin gibi keyif yapmıyoruz.</strong></p>
<p>Cevap vermedi içinden “<strong>keyif mi ?</strong>” sorusunu sordu sadece. Konuşmanın çok uzamayacağını ikisi de biliyordu zaten. İkisi kısa konuşmalar yapıp dururlardı. Eda konuşmayı pek sevmezdi. Bugün de beraber kahvaltı edip röportaj teknikleri dersine geçtiler.<br />
Eda gazetecilik okuyordu ve 3. Yılı yeni başlamıştı. Bölümünü sadece hayatta kalabilmesini sağlayacak parayı kazanmak için seçmişti. Sevdiği bir bölüm değildi, zaten sevdiği bir meslekte yoktu. Hayata sert bakıyor ve keyif almıyordu. Önemsiz şeyleri sorgulama huyunun onu diğer insanlardan farklı kıldığını düşünüyordu. Orta halli bir öğrenciydi arada kötüye gittiği de oluyordu ancak okulu uzatmamak için toparlıyordu. İlişkilere gelince çevresindeki hemen herkesin ilişkisi vardı, o bunu istemediğini düşünüyordu. Sınıfta ondan hoşlanan bir tip vardı, ancak pas vermeye pek niyeti yoktu. Arkasına dönüp baktı. Çocuk masum bir tavırla hocanın söylediklerine dalmış dersi dinliyordu ve beklenmeyen bir bakış attı edaya, onun baktığını görünce sevinçle karışık bir şaşkınlık yaşadı sonra tekrar hocaya baktı, not çıkartıyormuş gibi yaptı sonra tekrar edaya baktı. Eda önüne dönüp, “<strong>salak bir şey var sanacak</strong>” dedi. Yadırgıyormuş gibi gözükse de çocuğun bir şey var sanması hoşuna gidiyordu, ama bunu kendide kabul etmiyordu…<br />
Bugün çarşamba günüydü çarşamba günleri okulda dersleri erken bitiyor ve 6 servisine kadar kütüphanede zaman geçiriyordu. Böylece takip ettiği dergileri para vermeden okuyordu. Bu onun kendine uydurduğu bir bahaneydi. Gerçekte oraya gitme sebebi kendine vakit ayırmaktı. Kütüphanede geçirdiği zaman ona yaşadığını hatırlatıyordu, bu onun tatiliydi.<br />
Servise bindi evinin caddesine kadar yürüdü. Evinin sokağı her zaman ki gibi yine tenhaydı. Markete gidip kahve ve kek aldı. Evine girdi, kapıyı kapattığında bir günün zorunlu kısmını bitirmenin mutluluğunu yaşar gibi oldu. Küçük evini çok seviyordu ve tek başına yaşamaktan hoşlanıyordu. Kendine göre dağınık bir düzeni vardı. Tüm faturalara o ay ne kadar ödeyeceğini ve ne zaman ödemesi gerektiğini bilirdi. Bu şekilde yaşamak onun için bir vazgeçilmezdi, evden çıkmaktan hoşlanmaz eğer bir işi evde halletme imkanı varsa kesinlikle evde hallederdi.<br />
Evdeyken zamanının çoğunu salonda geçiriyordu salonunda bütün müzik cd’lerini dizdiği büyük bir dolabı vardı evinin en sevdiği ve en toplu kısmı burasıydı. Evde sürekli okur ve okumadığı zamanlarda müzik dinlerdi. Evdeyken kendi kendine yaptığı konuşmaları sessiz yapmak zorunda kalmazdı. Bir süre müzik dinleyip uzandıktan sonra haberleri izleyip kitap okumaya başladı. Uykusu gelmeye başlamıştı kahvesini yapıp içti ve kekini yedi okumaya devam etti. Geç saate kadar okuduktan sonra dikkatlice saatine baktı, günün nasıl geçtiğini düşünerek uykuya daldı.</p>
<p><a href="http://www.asilblog.com/asil/eda-kimdir.html" target="_blank">Eda&#8217;yı tanımak için tıklayın!</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asilblog.com/asil/edanin-hayatinda-carsamba-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bildiğim en büyük kız meselesi</title>
		<link>http://www.asilblog.com/asil/bildigim-en-buyuk-kiz-meselesi.html</link>
		<comments>http://www.asilblog.com/asil/bildigim-en-buyuk-kiz-meselesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 06:46:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>asil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kısa hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[kız meselesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.asilbalaban.com/blog/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[Eskiden asilblogda yayınladığım bir yazımdı. 5000 adet cariyesi olan Burma kralı bir gün başka bir ülkede bir kadına aşık olur ve vezirini çağırıp kızı beğendiğini ve istediğini söyler. Bunun üzerine vezir karşı taraftaki ülkeye bunu bildirir. Kadına sorulur, kadın istemediğini söyler. Bunun üzerine vezir üsteler ancak sonuç alamayınca bunun bir savaş sebebi olduğunu dile getirir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eskiden asilblogda yayınladığım bir yazımdı.</p>
<p>5000 adet cariyesi olan Burma kralı bir gün başka bir ülkede bir kadına aşık olur ve vezirini çağırıp kızı beğendiğini ve istediğini söyler.</p>
<p>Bunun üzerine vezir karşı taraftaki ülkeye bunu bildirir. Kadına sorulur, kadın istemediğini söyler. Bunun üzerine vezir üsteler ancak sonuç alamayınca bunun bir savaş sebebi olduğunu dile getirir.</p>
<p>İki ülke arasında savaş çıkar. Ve ölenler arasında Burma kralı da vardır.</p>
<p>Kralın ölümü üzerine üzülen 5000 cariyesi intahar eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.asilblog.com/asil/bildigim-en-buyuk-kiz-meselesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
