Geçmişe duyulan özlem

İnsanlar geçmişe özlem duyuyor, hala eski günleri anıyorlar. Kimisi ekşisözlük eskiden çok güzeldi. Face’ın tadı kalmadı. Nerde o eski oyunların verdiği tat. Derken, kimisi de domates daha güzeldi, su kirli değildi gibisiden daha mantıklı şeylere kafa yoruyor. Sonuç olarak herkes bişeyleri özlüyor. Bende bişeyleri özlemediğimiz ve günün içindeki güzellikleri fark edebildiğimiz günleri özlüyorum. :D Mevcut durum kötü olsada, hala birşeyler kaldığı için sevinmeliyiz bence.
Bazen insanlar bunları söylerken sadece konuşacak şey sıkıntısı çektikleri için boş boş konuşuyorlarmış gibi geliyor. Umarım öyledir çünkü diğer halinden daha tatlı en azından.

1 Kişi bu yazıyı beğendi.

Rapidshare rezaleti…

İnternetle duygusal bağları olan herkesin bildiği rapidshare son zamanlarda sinirlerimi bozmaya başladı. Eskiden free kullanıcılara happy hours gibi hizmetler veriyordu o zamanlar ben premium olduğum için bir işime yaramıyordu. Dün uzun zaman sonra rapidden bir dosya indireyim dedim, Premium olmayan bu dosyayı indiremez şeklinde bir yazıyla karşılaştım. Sonra başka birşey indireyim dedim 2 dakika bekletti beni daha sonra download bekleme ekrarnına aldı 2 dakika da orda bekledikten sonra premium olmadan bu dosyayı çekemezsiniz dedi. Gün içerisinde 6 kez aynı durumla karşılaştım ve artık rapidden uzak durmayı düşünüyorum. Bu şekilde saçma bir olaya girmeleri gerçekten çok anlamsız olmuş. Büyük miktarda kullanıcı kaybedeceklerini düşünmekteyim. Çünkü premium sahibi olup, paylaşım yapan insanlar başkalarının o dosyalarını indiremediğini görünce “aa çok güzel” demeyecekler. Eskiden happy hours gibi hizmetler veren bir firmanın 180 derece dönerek bu şekilde bir tavır içersine girmesine anlam veremiyorum.

1 Kişi bu yazıyı beğendi.

DY – 0000010

dy10Ted.com’a TR altyazı: TED.com’u takip etmek isteyen ancak anlayamadığı için takip edemeyenlere müjde. Ted.com artık Türkçe ve birçok başka dilde, altyazı ile video yayınlıyor. Nokia sponsorluğunda yapılan bu altyazı projesi İngilizce bilmeyen insanlar için harika oldu diye düşünüyordum.

Facebook’un meraklandırma huyu: Facebook’ta bildirimler bölümünde çıkan yazılar son zamanlarda ilgimi çekmeye başladı. Sanırım insanlar onu tıklasın diye, meraklandırma methotunu kullanıyorlar :D “Eben duvarına bir şey gönderdi” şeklinde bir yazı ile karşılaşınca; “Hmm. Acaba ne göndermiş olabilir” diye otomatik olarak tıklıyor insan.

CS4 Manyaklığı: Bir programa alıştım mı kolay kolay yeni versiyonuna geçmem. Cs3 ve Cs4 çıktıktan sonra aylarca PS CS2 kullanmaya devam ettim. Sonra birgün Yekowele’nin de teşviki ile PS CS3′e geçmiştim. Günler günleri kovalarken After Effects CS4′ ü gördüm. Görür görmez setup arşivime girdim ve kurdum. Sizde AE CS4 kurun, KURDURUN!!

Blog yazarları toplantısı: Cuma günü blog yazarları toplantısı vardı. Artık Ankara da olduğum için haliyle benim de orada olmam gerekiyordu =) İşyerinde biraz vakit geçirmem şart olduğu için PC’yi render’a bıraktıktan sonra apar topar toplantıya gittim. Haliyle sonuna anca yetiştim. Ama toplantı sonrasında birkaç blog yazarı arkadaş sohbete devam ettik. Geç kaldığım için kafamdaki herşeyi ortaya koyamasam da benden başka blog yazarı arkadaşlarla bir arada olmak güzeldi. Daha sonraki toplantılarda blog adına daha çok şey konuşabileceğimizi düşünüyorum.

Deneme yanılma: Deneme yanılma artık 5 tane sıfır kullanıyor. 10. deneme yanılma yazısını sitemde yayınlamaktan gurur duyuyorum :)

Şimdi Reklamlar.

Sinema dergisi bir ek vermiş en iyi bilmem kaç film. EE bende filmlere ilgisi alakası olan insan, hemen alayım dedim. Ama benden önce bir iş arkadaşım aldı bende ondan inceledim. Şimdi bir dergi özel koleksiyon sayısı çıkartıyorsa ve bu koleksiyon sayısını 10 lira gibi bir fiyata satıyorsa, İçine reklam alması ne kadar doğrudur ? Koleksiyon için almışız ne işi var o reklamın orda.. Çok ayıpladım çok. Aynı şey sinema içinde geçerli. Film izlemek için para verip giriyorsunuz içeri. Yarım saat reklam veriyorlar. Biz film bedelini ödüyoruz zaten daha ne para kazanmak için bu çaba :(

Yetenek Sizsiniz Ulen!

yetenek-sizsinizYarışmanın adıyla ilgili herkes yorum yapmıştır heralde. Ben yapmıştım sonra çok takılmadım. İngiltere ve Amerika versyonlarını çok izledim, çok beğendim. Türkiye’ye gelmesi de beni çok sevindirdi. Oturup televizyondan takip etme gibi bir alışkanlığım olmasa da izliyorum programı. Gülüyorum, eğleniyorum izlerken benimde elimde bir buton, odamda ismim yazan bir çarpı işareti olsun istiyorum hatta bazıları gereğinden fazla kalıyor sahnede… Çok kötü, harika şeyler denk gelmiyor falan diye yazılar yazanlar olmuş, o blog yazarı arkadaşlarımızın isimlerini vermek istemiyorum :P Ben gülmek için izliyorum ve gülüyorum. ShowTV’nin sitesinde bölümler reklamsız ve iyi kalitede izlenebilir. Hemde tek part :D

Kapatıyoruz !

Evin orada bir mağaza var tam önünde dolmuş durağı olduğu için sürekli önünden geçmek durumundayım. Mağaza yaklaşık sekiz ay önce büyük bir kağıda kapatıyoruz herşey 10 TL şeklinde bir yazı çıkarttırdı. Tshirt, bluz falan felan 2 ay kadar bu şekilde devam ettikten sonra mağazaya olan ilgim azaldı. Ara sıra geçerken oğlum bu mağaza neden hala kapanmadı diyordum kendime. Geçen gün yine dolmuş durağına yürüyordum ve mağaza tekrardan dikkatimi çekti. Yaklaşık bir on dakka mağazanın önünde dolmuş bekledim bu sırada da mağazayı inceledim. Adamlar bu kapatma işini biraz büyütmüş olacak. Mağazanın ön cephesine kocaman tabela ve stickerlar yaptırmışlar. Kapatıyoruz herşey 10 lira son 25 gün şeklinde. Şimdi madem 25 gün sonra kapatacaksınız neden öyle güzel bir dekor uygulamasına geçtiniz. Üstelik tabela kalıcı hergün 25 gün kalmış şeklinde duruyor. Madem zarar ettiniz kapatıyosunuz neden bu kadar masraf yaptınız ? diye sorası geliyor insanın. Bu da ilginç bir pazarlama taktiği işte. Bizim insanlar garip ya “bak kapanıyo hadi girelim” şeklinde düşünüyorlar. Bunlar da onları kullanıyorlar heralde. Ya da mağaza cidden kapanıyordu. Sonra 10 lira işinden büyük paralar kaldırdılar şimdi işi büyüttüler.

Dur bakıyım bende benim bloga bir tema yapayım kapatıyoruz diye. Millet acele acele okuyup yorum yapsın yazılarıma :D

1 Kişi bu yazıyı beğendi.
 
image
image
 

Twitter

Follow @asilbalaban (42 followers)
 
 

Flickr’den Son Resimler

A photo on Flickr
A photo on Flickr
A photo on Flickr
A photo on Flickr
A photo on Flickr
A photo on Flickr
 
 

Alexa’da Asilblog

27.8.09 - 12,314,767
27.8.09 - 10,361,640
30.8.09 - 7,966,344
01.9.09 - 8,935,067
05.9.09 - 7,438,133
12.9.09 - 5,484,499
19.9.09 - 5,157,079
25.9.09 - 4,395,617
6.10.09 - 4,025,378
11.10.09 - 3,734,125
13.10.09 - 3,572,392
03.11.09 - 3,301,227
15.10.09 - 3,580,429
18.10.09 - 3,585,024
23.10.09 - 3,618,303
25.10.09 - 3,624,801
17.11.09 - 2,997,438
03.01.10 - 2,981,682
10.01.10 - 3,294,238
03.06.10 - 2,836,483
18.06.10 - 1,983,468
23.06.10 - 1,819,356
01.07.10 - 1,596,673
Alexa'da Asilblog