Referandum’a doğru…
- Tarih: 21-08-2010
- ( 4 ) Yorum Yazilmis
- |
Asosyal ve düzensiz yaşam tarzım neticesinde, gündem bilgilerini medya yerine sosyal medyadan edinen birisiyim. Önümüzdeki, AKP’nin yeni anayasa paketine yönelik referandumda hem Evet hem Hayır için çok ciddi propogandalar akıyor. Evet’çilerin, ta kıyafetlere, selamlaşmalara kadar Hayır kelimesinden arınmaları, Hayır’cıların evet derseniz ahanda böyle olur şeklindeki açıklamaları tarafsız birisi için oldukça kafa karıştırıcı olabilir. Ama işin tuhafı, bu konuyla ilgili gözümün önüne bunca şey gelmesine rağmen, anayasa paketinin içinde ne olduğuna dair hala kesin bir bilgim ne yazık ki yok.
Şöyle ki; Hayır desteği olarak Akp’nin günümüze kadar zaten devam eden skandallarına dair paylaşımlar arttı. Ama kişisel görüşüm olarak bunlar konuyla alakasızdı. Bu partinin kamuoyuna yansıyan genel tutumu zaten böyle, ama Hayır’cıların en azından biraz daha güncel, daha açık savunmaları olmasını isterdim.
Ben de bunun üzerine, oturup araştırdım ve Anayasa Teklif Paketi’ni Habertürk kaynağıyla edindim.
http://im.haberturk.com/2010/03/22/anayasa_teklif_metni.pdf
Eğer siz de benim gibi, görüp duyduğunu önce daha bir sade, süslenmemiş haliyle görmek isterseniz buyurun inceleyin.
İlk izlenimlerim olarak diyebilirim ki, pek bir şey anlamamama rağmen, değiştirilen maddelerin birçoğunda yargıyla hükümetin ilişkilerinin arttığı bariz. Seçilecek komisyon veya kurullarda, üye sayısının çoğu herzaman devletle ilişkin organlar tarafından seçiliyor. Askeri Mahkemelerin yetkilerinin azaldığı da gözden kaçmıyor.
Bu arada, geçen gün televizyonda rastgele Tayyip’in referandum mitinglerinden birine denk geldiğimde “Mahkemenin meclisle bir alakası yok! Meclis seçmiyor, kendi meslektaşları oy kullanıp seçiyorlar!” şeklindeki söylemini de dile getirmek isterim. Teklif paketini okurken kulaklarımda çınladı resmen.
Bütün bunları göz önünde bulundurarak, ben Hayır diyorum. Ama herkesin de neden hayır diyeceğini bilmesi gerektiğine inanıyorum. Yoksa ilerde, bir başka hayırı bize karşı kullanabilecek kişilere de imkan sağlamış olabiliriz.
Yedek yazar, Rahn.
Apple piskolojisi
- Tarih: 27-07-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Saat sabah 05:00 benim için hala Pazar olsada artık resmi olarak Pazartesi günündeyiz. İşten eve yeni geldim. 2 gündür sürekli bilgisayar başında oturmuyormuşum gibi yine bilgisayar başındayım. Ama bu biraz daha tatil gibi. Uzanıyorum çünkü. Rahatça koltuğumdan yazıyorum, yanımda kedim kolumla oyun oynuyor, bende dinleniyorum. İşin henüz bitmemesinden kaynaklanan huzursuzlukla beraber aynı zamanda 3-4 saat sonra tekrar mesaiye başlayıp bitirecek olmanında verdiği garip duyguları yaşıyorum…
Son zamanlarda yine yoğun çalışıyorum, eve geldiğimde yazı yazacak piskolojide bulamıyorum kendimi, nihayet zorlada olsa o havaya girmişken defterime yazdığım konuları ele alayım dedim.
Şirkette genel nufus genç ve teknoloji takipçisi olduğundan yeni çıkan şeyler google reader ile eş zamanlı olarak şirkete düşer, konuşulur tartışılır. Zamanında iPad de bunlardan bir tanesiydi. Uzun süre inceledik, baktık, tartıştık ancak bir türlü görme, dokunma, koklama fırsatımız olmamıştı, derken şirkette çalışan birinin tanıdığı bir adet iPadle ziyarete gelince böyle bir fırsat yakalamış olduk. İlk başta olaydan benim pek bir haberim yoktu. Etrafta bir apple kokusu alıyordum ama emin değildim, işimde vardı pek celallenmedim. Daha sonra bana “dışarda iPad var” şeklinde bilgilendirme yapıldı. Hemen çıktım ancak iPad çoktan kalkmıştı. Hemen muhabbete dalıp buralarda iPad varmış gibisinden İpad’i elleme isteğimi belli ettim, sahibi kibarca verdi…
Tahminimden daha küçük, tahminimden daha az havalı, tahminimden daha farklı bir deneyimdi. Biraz kurcaladıktan sonra kendime bir iPad’im olsa çok mu mutlu olurum acaba diye sordum, ama olmam heralde… Sahip olmak istediğim birşey ama sahip olursam kullanırmıyım bilmiyorum. İşte Apple’ın kullanıcıları üzerinde bıraktığı piskoloji böyle birşey.
Klavye başına geçemedim…
- Tarih: 16-07-2010
- ( 3 ) Yorum Yazilmis
- |
Yazacak şeyler iyice birikti klavye başına geçemedim bir türlü….
EA GAMES düzelt şu sorunu !
- Tarih: 29-06-2010
- ( 2 ) Yorum Yazilmis
- |
Dün asilblog’da neden yazı yoktu ?
Çünkü yüzüne bile bakmadım.
Dün asilblogla ilgilenmemiş olmamın nedeni Battlefield Bad Company 2 almış olmamdır.
Ev arkadaşım PS3 de sürekli olarak oynayıp duruyordu. Bende mause ve klavye olmadan tadı çıkmayacağını düşünüyordum. Playstation’da hiç oynamadan direkt olarak PC’ye aldım ve başlıktanda belli olacağı gibi hevesim kursağımda kaldı. Daha önce ev arkadaşım oynarken bağlantısının sürekli koptuğunu söylüyordu bende bunun ethernet kablosundan yada playstationdan kaynaklandığını düşünüyordum. Meğer sorun fiziksel değilmiş. Dünya genelinde modem+router kullananların geneli bu tür sorunla karşı karşıya kalıyor. Oyundan sürekli olarak kopuyosunuz ve yüksek ping ile oynamak zorunda kalıyorsunuz. İki adam vurup oyundan atılınca işin keyfide kalmıyor doğal olarak. Sorunu çözmek için internette zibil tane siteye girip bir sürü çözüm denedim ancak başarılı bir sonuca ulaşamadım. EA daha önce sorunu düzeltecekleri ile ilgili bir yazı yayınlamış ancak hala bir fix yok. Her 2-3 dakikada bir serverdan atılıp oyunu açıp kapatmaktan gına geldi diyebilirim. Oyun çok keyifli ancak sürekli olarak kopunca insanın keyfi kaçıyor. Battlefield serisini çok severek oynarım bu oyundan da nefret etmek istemiyorum. Bir an önce bir çözüm gelse de tüm mağdur kullanıcılar şu sorundan kurtulsak harika olacak.
“Rockstar Baba” dan GTA kıyağı…
- Tarih: 29-06-2010
- ( 2 ) Yorum Yazilmis
- |
Rockstar Games firmasını diğer oyun firmaları ile bir tutamıyorum, nedeni ise o çocukluk döneminde GTA2, GTA3 oyunları ile beni mest etmesi ve en keyifli PC saatlerimi GTA serisi ile bana yaşatmış olması. İşte bu çok sevdiğim RockstarGames bize kıyak yapmış, ilk göz ağrımız olan Grand Theft Auto 1 ve Grand Theft Auto 2 yi ücretsiz olarak download etme imkanı sunmuş. Aslında bu pek yeni bir olay değil 1-2 yıl öncede görüp sevinmiştim diye hatırlıyorum, şimdi tekrar görünce hatırladım ve yine sevindim, oyunsever asilblog takipçilerine bir ipucu vereyim dedim. Gta1 ve Gta2 dışında bir de hiç oynamadığım “Vild Metal” isimli oyun ücretsiz oyunlar listesinde. Oyunları indirmek için buradan yazıya devam etmek için aşağıdan..
Ben hala arasıra PC’de GTA4′e girip araba kullanıken Rockstar PS3 için yeni bir oyun çıkardı: “Red Dead Redemption” GTA ile aynı oyun motoru, aynı interface ve aynı görev yapısına sahip bu oyunu GTA serisinden ayıran şey, görevlerin araba ve şehir içersinde değil, at üstünde, dağlarda ve tepelerde geçiyor olması. Kovboy döneminde geçen oyunun gameplay videolarına göz attım ve gayet hoşuma gitti temmuz ortası gibi almayı düşünüyorum. PC için çıkıp çıkmayacağı henüz belli değilmiş, o yüzden mecbur PS3 de oynayacağız şimdilik. Mızıka melodileri ve at nalı seslerini duymak için sabırsızlanıyorum.
İçimdeki “çakma iPhone” sevdası
- Tarih: 25-06-2010
- ( 4 ) Yorum Yazilmis
- |
Gittigidiyor piyasasını sallayan bir telefon var ortada. Özellikleri de saymakla bitmiyor. Dokunmatik ekran, çift sim kart, radyo, kamera, televizyon bilmem ne bilmem ne hepsini süper kaliteli şekilde içinde barındırdığını ortaya atıyor bu makine. Benzer özelliklede bir sürü telefon bulmak mümkün ancak hiç biriniğn orjanal tasarımı yok. Birisi n97 çakması diğeri iphone çakması diğeri başka bişeyin çakması. Fiyatlarda çok pahalı değil ucuzda değil.
Diyordum ki ulen düzgünce bi tasarım yapın dandik olsun özgün olsun. O zaman satılır. Masaya götünden anten çıkmış iphone koymayı kim ister. Takılan menusuyle, dokunmayı algılamayan dokunmatikliği ile boktan bir ürün sonuçta. Kimsenin almayacağını düşündüğüm bu telefonla geçen günlerde Antalya Kaleiçinde karşılaştım. Adam yandaki bankta cebinden gururla çıkartıp antenini açtı sonrada ailesine Oooo burdan burdur fm bile çekiyor gibisinden mutluluğunu paylaştı. Burdur FM ha ? Bunu duyduğum zaman o telefon hakkında ne kadar yanıldığımı anladım… Yaşasın multifunction yaşasın çakma iPhone



















