Bekarlık nirvanası: kettle’da makarna
- Tarih: 06-06-2010
- ( 4 ) Yorum Yazilmis
- |
Kendi evime geçeli nerdeyse 8 ay olmuştu ama hiç bir bekarlık nirvanasına ulaşamamıştım. Dün gece çaresizlik ve açlık gibi duyguların birleşmesiyle oluşan yaratıcılığı kullanarak kettle’da makarna yaptım. Bir taraftan karnımın doymasının verdiği mutluluk diğer taraftan nirvanaya ulaşmanın verdiği keyif ile yarı pişmiş makarnayı yiyordum. Bu makarna sade olarak çok iyi gitmediğinden üzerine biraz ketçap döktüm. Tadı yenilebilir olmuştu, hatta standart makarnadan çok uzakta değildi, bir taraftan miğdem bayram ediyor diğer taraftan içim ANTALYA, ANTALYAA!! diye ağlıyordu. İlk bekarlık nirvana anım bu şekilde geçti gitti sizin anlayacağınız, bir başka bekarlık nirvana anı sonrasında görüşmek üzere
Google hizmetlerine erişim saçmalığı
- Tarih: 05-06-2010
- ( 6 ) Yorum Yazilmis
- |
Youtube’a erişim yasağında alınan yeni önlemler doğrultusunda google’ın bazı hizmetlerine de erişemiyoruz. Telekomünikasyon bizi ilgilendirmez niteliğinde bir açıklama yapıyor bende yoğun kullandığım hizmetlere erişemiyorum. Cumhurbaşkanının bu konuda twitter da söylediği şeyler gerçekten aylar önce söylenmesi gereken şeylerdi, bu laflar havada kalmazsa kendisini taktir edeceğim. Youtube ve Google Hizmetlerine erişim engellemenin, ülkeye matbaanın girmesini engellemekten farklı bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. Silkelen kendine gel Türkiye!
Uyanmak ve uyumak
- Tarih: 05-06-2010
- ( 5 ) Yorum Yazilmis
- |
Uyanmak ve uyumak arasında çok ince bir çizgi var. Yatakta uyanmanız gerekirken bilinciniz ne yerindedir nede yerinde değildir ve o şuursuz anda bir karar vermemeiz gerekmektedir. Ben genelde tercihimi uyumaya yönelik yapıyorum, daha da sonra da uyandığım zaman neden uyudum ki diye kendime kızıyorum. Kararı ben mi veriyorum acaba diye sorunca, beyin gerçekten istediği neyse onu yapıyor, banada fikrimi soruyormuş gibime geliyor.
Eğer bir rutin için kalkmanız gerekiyorsa, daha önce de geç kalmışsanız ve cezası çok büyük birşey değilse yataktan çıkmıyorsunuz muhtemelen. Ancak her zaman yapmadığınız birşey için uyanmanız gerekiyorsa o zaman uyanmak çokta zor olmuyor. Benim tembelliğimin sebebi belli, işe gitmek istemiyorum hiç uykum olmasa bile yataktan çıkasım gelmiyor.
İnternet ahlakı
- Tarih: 02-06-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Teknolojinin gelişmesiyle türemiş “internete güven olmaz” diye bir söz var, şimdi içten içe “yok canım” demek istesemde durum cidden böyle. İnterneti zarar görmeden kullanmak istiyorsanız özel bir çaba sarf etmek zorundasınız. Kafanıza göre kullandığınız zaman; ya browser’ın giriş sayfası değişmiyor, ya e-posta adresiniz spam mailler ile doluyor, ya masaüstünüzde reklam pencereleri açılıyor ya da daha kötüsü kredi kartı bilgileriniz ele geçiriliyor.
Son zamanlarda bende spam mağduruyum. Çok bilinçsiz bir internet kullanıcısı olmamama rağmen üye olduğum yerlerden başka yerlere e-posta adresim iletiliyor olacak ki, istemediğim mailler ile karşılaşıyorum.
İnternette bir ahlak olması gerektiğini düşünüyorum. Bir siteye girdiğinizde karşınıza hop diye pop-uplar açılmayacak. Ya da bir web master sitesindeki reklam yerleşimlerini içeriğin üstüne yapıp sonra bunu yazı boyunca kaydırmayacak, daha da kötüsü reklama tıkla içeriği gör falan demeyecek.
Günümüzde internet çok büyük bir gelir kapısı, bazıları bunu düzgün yollarla yaparken diğerleri kolay para kazanma peşinde. Bu kolay para kazanma peşinde olan tipler yüzünden de insanlar reklamlara tıklamaya korkar olmuş artık. Ne zaman reklama tıklasa ya kontörü gidiyor ya da saçma bir yere üye olduğu için başına bela alıyor, bilgisayarına istemediği programlar yükleniyor. İnterneti çok iyi kullanamayan insanlardan faydalanarak yapılan bu ahlaksızların bir şekilde önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Artık bir web sayfasına girdiğim zaman canan’ın oturum açmasını ya da gizem’in bana mesaj göndermesini, bir haftada 7 cm büyümeyi, bir gecede 4 kilo vermeyi, daha fazla mekik çekip rakimi geçmeyi istemiyorum. MSN’e girdiğimde insanların bana. “Hey! yeni bir site keşfettim bedava kontör yüklüyon. Elelemin çakalı biziz tabi tıkla sende virüslen” gibi mesajlar göndermemesini istiyorum.
Müzik dünyayı değiştirebilir.
- Tarih: 01-06-2010
- ( 2 ) Yorum Yazilmis
- |
Geçen gün bir arkadaşımdan aşağıda eklediğim videonun bahsini duydum böyle organiasyonları çok sevdiğim için hemen merakla izledim. Gerçekten harika bir doğum günü hediyesi olmuş.Hangi mesleği yaparsanız yapın birilerinin size böyle büyük bir organizasyon düzenleyip supriz yapması oldukça zor olacaktır. İşte burda muziğin gücü devreye giriyor, insanlar sizin yaptığınız işi beğendiği için kendi aralarında organize olup ortaya böyle güzel bir şey çıkartabiliyorlar hemde karşılık beklemeden. İşte bu noktada aklıma Siya Siyabend kurucusu Bizon Murat’ın “İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek” belgeselinde söylediği “ben müziğim birşeyleri değiştirebileceğine inananlardanım. çünkü müzik dünyayı değiştirebilmek için oyuncaklarımızdan sadece bir tanesi” sözleri aklıma geliyor. Dünya çapında yapılan Michael Jackson danslarından sonra gördüğün en güzel dans organizasyon videosu diyebilirim.
Ankara İsrail Büyükelçiliği
- Tarih: 01-06-2010
- ( 0 ) Yorum Yazilmis
- |
Masum insanlar öldü, gidip tepkimizi gösterelim diye Ankara İsrail Büyükelçiliği önüne gittik ancak orada bizim gibi düşünen kimseye rastlamadık büyük bir kalabalık vardı ancak milletin düşüncesi bizimkinden biraz daha farklıydı. Bazen neden sadece onlar sahip çıkıyor diye soruyorum kendime. Tepkinizi göstermek için en azından facebook grubuna katılabilirsiniz.
Video kalitesi biraz kötü.
















