29 Ekim

29ekimBu tarihin pek çoğumuz için zorunlu bir ifadesi vardır. Zorunlu derken şunu anlatmak istiyorum; okula adımımızı attığımız ilk günden bu yana bu bayramın önemi yansıtılır. Cumhuriyetin kuruluşu, özgürlüğümüzün kazanılışı. O kadar çok dinlemişizdir ki bunları, önemli olduğunu varsayarız ancak öneminin farkında mıyız?

Bu sene cumhuriyetimizin 86. Yılı ve 86 yılın sonunda milletimizin ne kadar ilerlediğini görmemiz mümkün. Ben dahil, jenerasyonumuza sorun, hepsi Atatürk’çüdür. Biz Atatürk’ü arka sıralarında resim yaptığımız sınıflardan tanıyoruz ama olsun, Atatürk’ün Nutuk’unu okumadık ama olsun, gençliğe hitabeyi ezberlemiştik de unuttuk olsun, inklaplarının kaç tane olduğundan bile emin değiliz ama olsun halkçılık var milliyetçilik var, haberler bize çok iç karartıcı gelir pek izleyemeyiz ama olsun neler olup bitiyor sohbet arasında öğreniriz, gazete almayız o alışkanlığı da edinemedik, kitap aslında okurduk ama pek vaktimiz olmuyor, dizi izlemeyi tercih ederiz daha çok (bu arada Aşk-ı Memnu’nun kitabı çıkmış duydunuz mu?*), kimimiz rock’çıyız kimimiz emo’yuz rapçiyiz ama olsun batılı devletlerin seviyesine geliyoruz işte, bu arada bizim gibi Atatürk’çü olmayanlar da var, bir ekip kendine PKK diyor kürt onlar ama olsun, demokratik açılım oldu hepsi suçsuzmuş, bir iki asker öldü ama olsun, ha bir de dinciler var birkaç tane, onlar laik değillermiş ama olsun, bu arada iktidarda da var onlardan ama olsun biz demokratiğiz kendi kendimizi yönetiyoruz. İngilizce’den bol bol dilimize kelime kattık türkçenin özü kayboluyor ama olsun dil böyle zenginleşir. Memleketimizde herkesin işi yok ama olsun olanlar yeter. Kiminin çeşit çeşit arabaları var kiminin yiyecek ekmeği yok ama napalım, kader işte. Eğitimden bahsetmeyi de unutmamak gerek, hepimiz okumuyoruz ama olsun okumayanlarımız çalışıyor, okuyanlarımız okullarını pek sevmiyorlar, başarılı olanlar yurtdışına gitmeyi tercih ediyor. Yurtdışı demişken, yurtdışındaki doktorlar, müzisyenler kısacası yurtdışında olanlar daha bir makbul bizde, ee eğitim farkı var tabi, ama olsun parası olan gidiyor sonuçta. Bu arada ülkemizde hergün onlarca insan oluyor, ama biz bir tane katil bulduk Cem Gariboğlu diye, onu da ihmal etmedik, hapishaneden açık lise okutuyoruz ona. Bütün polis güçlerini kullandık onu bulmak için, diğer cinayetleri rafa kaldırdık ama olsun içimiz böyle rahatladı. Bu arada politik görüşlerimiz de var. Var ama gidip oy kullanamıyoruz bir türlü, işimiz oluyor o ara, canımız istemiyor. Eh bu konulara pek ilgi duyamıyoruz, malum vaktimiz yok çünkü ne çok çalıştığımızdan, ne çok yorulduğumuzdan bahsederken bütün vaktimizi harcayıveriyoruz, ne çalışmaya vakit kalıyor ne yorulmaya. Ne düşünmeye vakit kalıyor ne konuşmaya. Özgürlüğe vaktimiz kalmıyor. Bizler Atatürk’çüyüz de, bunun ne olduğunu merak edip, açıp bakmaya vaktimiz kalmıyor, olmuyor.

Atatürk’ün kanla ve terle kurduğu cumhuriyeti 86 yıldır yok edememişizdir. Ama bu bizim bu cumhuriyete sahip çıktığımız anlamına gelmez, bu sadece Atatürk’ün dehasını gösterir. Atatürk’çülük Atatürk’ün emeklerinin parçalanışını seğretmeye mazeret değildir. 29 Ekim gününün önemli olduğuna inanmak değil, bu önemi öğrenmek, bilmek, düşünmek lazımdır. Kürdü, genci, yaşlısı, sağcısı, solcusu, rapçisi, emosu kendi derdini savunabilir, ama 29 Ekim Türklüğü savunma günüdür, ve bu heyecanı hissetmeyi gerektirir. Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.

Not: Eleştrilerim ilk önce kendime karşıdır.
*Bir arkadaşımın arkadaşının birebir şahit olduğu bir konuşmadır. Şaka amaçlı mı ciddi mi sarfedilmiştir bilemem.

3 Kişi bu yazıyı beğendi.

Yorum Yazsana : )

image
 
image
image