İnsanlar bunalımdaysa odaları dağınık olurmuş çamaşır yıkamazlarmış. Uzun zamandır bende bu durumdaydım ama son bir kaç gündür toparladım kendimi. şimdi yazacağım blog yazısı hem neden blogda bir süredir yazı olmadığının açıklaması hemde kendim hakkındaki gizli şeylerin ortaya çıkmasını sağlayacak. Ankaraya taşındıktan sonra başıma bir ton şey geldi. Bunlardan en güzeli sigarayı bırakmam oldu, sigarayı bıraktıktan sonra kendimi bir süre hiç bir şeye vermedim. Gel zaman git zaman insanlar sigarayı bırakınca çok yemek yemeğe başlarmış sözünü hatırlatan bir kaç şey oldu ve bende birden çok yemeğe başladım. Artık işyerinde masa başında otururken bir elimde mause, diğer elimde galete, çikolata, çerez, çekirdek, tatlı vs. vs. gibi şeyler var. Yemek sürekli değişse de değişmeyen tek şey yeme halinde olmam. Haliyle kısa sürede göbek çıkmaya başladı. Spor yapmazsan, aralıksız yemek yersen, ara sırada kızılaya inip içersen böyle olur işte iyi oldu sana.
Aslında dağınık baÅŸladım biraz baÅŸtan anlatayım herÅŸeyi… Bunalımın bir göstergesi dağınık olmakmış, benim dağınıklığım yavaÅŸ yavaÅŸ baÅŸladı. Önce masaüstümü gele geçirdi. Her zaman toplu olan bilgisayarım iyice dağılmıştı. Sonra sanal dağınıklık önce evdeki pc masama sonrada iÅŸ yerindeki pc masama yayıldı. Birden zorunda kalmadıkça çamaşır yıkamayan ve durduk yere odasını dağıtan biri oluvermiÅŸtim.
Bunalım gereÄŸi insanlar saçını keserlermiÅŸ, çok aÄŸar bunalımda deÄŸilmiÅŸim heralde, ben kıyamadım keçi sakalımı kestim. Artık bunalımdan çıkmam gerekiyordu çünkü can sıkıcı ve sefil bir hal almaya baÅŸlamıştı. Kendimi yalnızlığa vermiÅŸtim. Kurtulmak amaçlı, wow oynamaya karar verdim. 1 hafta kadar wow oynadım sonra yine bıraktım. Wow dışında, o kadar çok ÅŸeye baÅŸlayıp bırakmıştım ki sigara aklımın ucundan bile geçmez olmuÅŸtu artık. Wow oynadım demiÅŸken, eÄŸer wow oynamıyorsanız sakın baÅŸlayayım falan demeyin. Artık kimse wow’a baÅŸlamadığından ve herkes hayvan gibi kastığından dolayı düşük level maplerinde kimse yok. Yani koskoca warcraft dünyasında tek başına hissedebilirsiniz kendinizi. Buda sıkıntınıza sıkıntı katar sadece…
Zaten normal dünyada tek başıma hissediyordum kendimi, dışarı çıkmaz olmuÅŸtum. İşyeri-Ev, Ev-İşyeri ÅŸeklinde devam ediyordum hayatıma. Bazen o kadar çok çalışıyordum ki ertesi gün iÅŸe gitmeme gerek kalmıyordu. Çünkü zaten orada oluyordum. Sonra Antalya’ya gittim. Ailemi gördüm, herÅŸey normale döndü ama hafta sonu için geçerliydi bu durum. Ankaraya geri dönüpte odamın kapısını açtığım zaman aslında hiç bir ÅŸeyin deÄŸiÅŸmemiÅŸ olduÄŸunu gördüm. Sadece Antalya’ya dönüp geri geldiÄŸim için cebim biraz harçlık dolmuÅŸtu.
Napacağımı bilemedim. Para, burdaki sefil hayatımda çok alıştığım bişey değildi. Bilgisayarımı çok dağınık kullandığım aklıma geldi gittim 1TB harddisk aldım. Yalnızlıktan kurtulma kapılarının evde oturmaktan geçmediğini anlamaya başlamıştım. Artık düzenli bir pub hayatım olmuştu. Düzenli bir pub hayatının size kaybettirdiği tek şey dolu bir cüzdan oluyor. Onun dışında bunalımdan kurtulmamı büyük ölçüde sağladı diyebilirim. Sosyalleştim bir anda. İşyerinde 30 kişi ile birlikte bir ekip çalışması yapsanız bile asosyal olabiliyorsunuz.
Çok param kalmadığı için artık dışarı çıkmamında bir anlamı kalmamıştı yine evde kendimle ve kara gün dostum PC’m ile birlikte kalmıştım. PC’mi güzelce toparladım. Sonra her zaman bir MAC sahibi olmak istediÄŸim aklıma geldi. 3 gün durmak bilmeden PC’ye MAC kurmaya çalıştıktan sonra elimde yan kapağı açık, sata slotları boÅŸ, bios’u silinmiÅŸ tamire gitmesi gereken bir PC kalmıştı. BIOS tam olarak silinmezse, tamire gitmeden halledebiliyorsunuz ama ben çok saÄŸlam silerim. O yüzden evde bilgisayarcıya gitmeyi bekliyor. Bilgisayar da gidince hiç birÅŸey kalmadı yapacak. Odamın gerçekten çok dağınık olduÄŸunu fark ettim. İlk olarak üzerinde kirli gömlek bulunan tripod’u kenara çekerek baÅŸladım herÅŸeye. Daha sonra odanın tüm zeminini kaplamış olan çamaşırları yıkadım. Yıka yıka bitmediÄŸinden ertesi güne de iÅŸ kalmıştı. Öğle arasında eve gidip yine çamaşır yıkadım. Çamaşırlar tamamen kalkınca diÄŸer dağınıklıklar ortaya çıktı onları da topladım. Artık odam toplu sayılırdı. Yatağıma oturabilir ve uyku vaktinin gelmesini bekleyebilirdim. O sırada uzun zamandır ertelediÄŸim bir ÅŸey aklıma geldi. “Düşünmek” Evet uzun zamandır onu düşünmemiÅŸtim.. Çünkü düşündüğüm zaman kalbimin üzerinde bir ağırlık oluyordu, nefes almak güçleÅŸiyordu. Eski günler aklıma geliyor ve ben mutsuz oluyordum. Aslında her ne kadar onu düşünmüyorum desemde, her gün aklıma geliyordu ama ben görmezlikten gelmeye çalışıyordum onu. Günlüğümün arkasında onun bana yazdığı mektubu okuyunca, çok uzak hissettim kendimi ondan. Bitirmeden önce idaellerimden vazgeçmemem gerektiÄŸini öğütlemiÅŸti bana o mektupta. Bu kadar tesadüf olamazdı çünkü 1 saat önce herÅŸeyden vazgeçmiÅŸtim ben. BaÅŸlayıp ve biten iliÅŸkiler insanları çok sarsabiliyor. Ben bana zarar veren ÅŸeyleri hayatımdan çıkartarak kurtulmayı denedim bu bulantı döneminden. Geçip gittiÄŸini söyleyemem, anıları hala yaşıyor. İşyerinde gece mesaisinde render beklerken yazıyorum bu yazıyı. Hala unuttum sayılmaz onu, ama en azından odam toplu ve sigara içmiyorum artık. Åžimdi kendime farklı bir hayat kurdum yeni anılar yaratıyorum. Ama dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü güzel anılar her zaman mutlu etmiyor insanı…
Not: Hayvan gibi rahatlatan bir blog yazısıydı… TEÅžEKKÜRRLER ASİLBLOGGG
2 Kişi bu yazıyı beğendi.
Beğen 