Asil'in Seçtikleri

Şehirlerarası çığırtgan terörüŞehirlerarası çığırtgan terörü Valla bu çığırtgan ismini ben takmadım. Çok saygı duyduğum mesleklerden birisiydi ismini yeni öğrendim. A.Ş.T.İ. (Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi) de takılırken ara sıra yapılan...

Tamam mı ? Devam mı ?

Nerde o eski bayramlarNerde o eski bayramlar Bayramı After Effects başında geçirmek istemediğim için Antalya’ya evime, minik yuvama dönme kararı aldım, Bilet bulursam giderim dedim ve bunu dedikten 5 saat sonra bi baktım yolun büyük...

Tamam mı ? Devam mı ?

Bilet kriziBilet krizi Sabah Ankaraya geldikten sonra otogar çıkısında kadının biri merdivenlerden düşmüştü ve insanlar durumu izlemeye çalıştığı için çıkış tıkanmıştı. 5 tane güvenlik görevlisi “devam...

Tamam mı ? Devam mı ?

Stylesheet yüklenmesinde hata: XSLT-Stylesheet için belirtilen bir XML-MIME-Türü yokStylesheet yüklenmesinde hata: XSLT-Stylesheet için... Wordpress Sitemap eklentisi kullanıyorsanız ve firefox da "Stylesheet yüklenmesinde hata: XSLT-Stylesheet için belirtilen bir XML-MIME-Türü yok:" hatasını alıyorsanız. Artık bu hatadan kurtulabilirsiniz. Site...

Tamam mı ? Devam mı ?

HD kamera sahibi olmak. HD kamera sahibi olmak. Bir HD kamera sahibi olayım dedim, elimde patladı. Hala çok istiyorum ama size anlatayım neler oldu. Kısa bir süre önce HD kamera araştırması yaptım. İstediğim özellikleri sağlayan markası...

Tamam mı ? Devam mı ?

  • Prev
  • Next

My name is earl

asil - Tarih : 06-03-2010 | Kategori : Düşüncem, Genel |

0


Yorum Yazsana :)

earlTV kartım kullanılmaz olunca bende geceleri yatmadan önce dizi izlemeye başladım ve yeni başladığım My name is earl bunlardan bir tanesi. İlk sezonu hızla bitirdim ve şimdi ikinci sezondayım. Daha önce bilgisayarında yer aldığını görüp  ama umursamayan, ismini sevmeyip başlamayan (ben) arkadaşlara tavsiyem. Önyargılarını yıkıp ilk bölümünü açmaları olacak.

Konusu da az çok şöyle birşey. Daha önce hiç iyi bişey yapmamış bir adamın başına ne zaman iyi bişey gelse hep kötü sonuçlanır. En son kazıkazandan kazandığı 100 000 doların sevincini yaşarken araba çarpıpda parayı kaybedince hastanede başına neden kötü şeyler geldiğinin farkına varır. Başına iyi bişey gelmesi için öncelikle yaptığı kötülükleri telafi etmesi gerekmektedir. Kendine bir liste hazırlar ve her bölüm listeden bir madde siler. Listedeki maddeler komik ve meraklandırıcı hikayelere dönüşür.

Güzel bir dizi kısa ve uyku getirici bölümleri var.

Beğen 

Uzaylı Ünal

asil - Tarih : 06-03-2010 | Kategori : Genel |

0


Yorum Yazsana :)

mustafa-topalogluGeçen gün acı bir şekilde kardeşimin astranot olmak istediğini öğrendim ve birden ortaokula geri döndüm. 6. Sınıfta fen dersinde, hocamız herkese ne olmak istediğini soruyordu. Sınıftan Ünal isimli bir arkadaş gururla “ben astranot olacağım” dediği zaman bütün sınıf ağzında su varken gülünce çıkan sesi çıkartarak gülmüştü ve çocuğa uzun bir süre uzaylı ünal, mustafa topaloğlu gibisinden şeyler söylemişlerdi. Konu ne olursa olsun, dönüp dolaşıp Ünal ve uzaya bağlanır olmuştu hatta. Ünal ise bu duruma çok üzülür olmuştu bu durumdan kurtulmayı çok istiyordu ama okulu değişinceye kadar olmadı. Kardeşim astranot olacağım dediği zaman abilik içgüdüsü ile onu korumak istedim ama o çok kararlıydı. Astronot olacaktı ve bu konuda kesin kararlıydı. Engel olamadım, onu kurtaramadım. Umarım büyüdüğü zaman bu yazıyı okur ve ne demek istediğimi daha iyi anlar. Kendisi 3. Sınıfta ve okulların karanlık tarafı ile henüz tanışmamış.
Eminim Ünal the secret (çekim yasası) filmi ve kitapları piyasaya çıktığı zaman “hadi lan!” Deyip doğru yolu bulmuştur. Çünkü kendisi derinden kurtulmak istemesine rağmen kurtulamamıştı.

Beğen 

bir ayın kısa özeti.

asil - Tarih : 06-03-2010 | Kategori : Kişisel |

0


Yorum Yazsana :)

Nerdeyse 1 ay oldu bloguma el atmayalı bunun sebebi ise fazla mesai, tembellik ve çok fazla freelance iş olması. Bir taraftan Keloğlan projesi için bölüm yetiştirme telaşı içerisindeyken diğer taraftan aldığım web işlerini bitirmeye çalışıyordum. Bide bunların arasına. “Şu kişisel sitemi yapayım artık ya” şeklinde bir düşünce de sıkıştırınca işler içinden çıkılmaz bir hal aldı. Onu bıraktım uzun zamandır blogda yazmıyordum. 4 ayrı işin arasında dolanırken tamam yeter diyip blog yazmaya başladım yine. En son blog yazımda demişim ki ubuntu seni seviyorum. O yazıyı yazdıktan 1 hafta sonra falan gecemi gündüzüme katmaya devam edip bilgisayarıma nihayet MAC OS X kurmayı başardım. Şuan tek işletim sistemi olarak MAC OS X kullanmaktayım. Ubuntuyu özlemedim değil. Windows kurmak ise aklımın ucundan bile geçmedi henüz. Aslında TV kartımı kullanamamanın verdiği bir huzursuzluk var, arasıra capture yapıyordum ne güzel, ama Windows başlat menüsünü düşününce bile TV kartı olmasa da olur diyebiliyorum kendime.

2 Kişi bu yazıyı beğendi.

Beğen 

Ubuntu’yu seviyorum…

asil - Tarih : 12-02-2010 | Kategori : Düşüncem, Genel |

2


Sende Yorum Yap

Ubuntu masaüstümBirazcık aradan sonra, bloga geri döndüm, aranın sebebi ise malum: bir süredir elimin altında kişisel bir bilgisayar yoktu. Nihayet onuda hallettik. Ankarada hesaplı bios yazan yerler var nede olsa.
Pc ile ilgili en büyük değişiklik artık işletim sistemi olarak Windows kullanmamam. Ana işletim sistemim Ubuntu ve ben Ubuntudan sonsuz memnunum şuan için. Günlük kullanım için ubuntu kurdum. AE, PS işleri içinse hala Windows kullanmaya devam ediyorum.
Ubuntuya PS cs2 kurabildim ancak AE cs3 falan kuramadığım için Windows da yüklemek zorunda kaldım. Aftereffects.gen.tr olmasa onuda yapmazdım ama malum ders hazırlamak gerekiyor. bide ne zaman ne lazım olacak bilemezsiniz.
Windows’dan ubuntuya geçmemin sebebi ise oldukça basit.
O kadar linsans parası verip aldığımız windows bir süre sonra sapıtıp çalışmaz hale geliyor.
Mutlaka biryerlerden virus bulaşıyor. Banka hesabınıza girerken düşünüyorsunuz.
Sadece messenger ve browser açıkken bile takılma yapabiliyor.
O program bu program derken birde bakıyorsunuz hiç kullanmadığınız 50 tane program olmuş.
Yeteri kadar özelleştirilebilir bir işletim sistemi değil aynı anda birden fazla çalışma yapıyorsanız tek masaüstüne sabit kalıyorsunuz.
Onun dışında bu listeye eklenicek 100lerce madde bulunabilir.

Ubuntuyu nasıl elde ettiğime gelince. Ubuntu web sayfasından bir adet Ubuntu CD’si istedim ve İngiltereden işyerime kadar tamamen ücretsiz bir şekilde benim oldu. Aslında kafamda ubuntu kurmak gibi şeyler yoktu ama CD’nin gelmesi beni biraz teşfik etti. İyi ki kurmuşum, Ubuntuda neredeyse herşeyi bulduğumu söyleyebilirim. Keşke pc’me Mac-OS kurabilseydim o zaman Windows’a hiç gerek kalmazdı ama olsun. Windowstan sıkılan herkese gönül rahatlığı ile ubuntu tavsiye edebilirim. En azından araştırın pişman olmayacaksınız olağan üstü temaları ve özellikleri var. Üstelik
hiç takılma yaşamıyorsunuz. Alışma süresi 2 gün kadar. Sonra takır takır kullanabilirsiniz. Ubuntu üzerinden yazdığım ilk yazıda bu şekilde sonlansın. I love UBUNTU….

1 Kişi bu yazıyı beğendi.

Beğen 

Ey studio sahipleri !

asil - Tarih : 04-02-2010 | Kategori : Düşüncem |

3


Sende Yorum Yap

studioEY STUDYO SAHİPLERİ BU YAZIMI OKUYUP GAZA GELMEYİNNN !!!

Sizi şaşırtmak gibi olmasın ortaokuldayken bir muzik grubundaydım. Bass gitar çalıp kendi çapımda eğlenmiş oluyordum. Okul mezuniyetinde konser falan derken, hevesim sona erdi bass gitar defteri kapandı benim için yıllarca elime bass gitar almadım. Geçen hafta yine bir müzik grubunda bass gitar çalmaya başladım. Müzik camiyasından uzak kalmak gibi bir niyetim vardı ama grubun elektrocusu Asilblog’un yazmayan yazarı Rahn olunca kıramadım giriverdim. (Kendisi orta okuldaki grubumda da aynı görevdeydi) Zaten aktif bir grup değiliz 3 aya dağılır diye düşünüyorum bu aralar.

Bu yazının konusu benim bir grubda yine bass çalmaya başlamam değil tabiki. Studio çıkışında pamuk eller cebe seansı başladığı zaman oha dedim. Bizim zamanımızda studio kiralamanın saatlik ücreti 15 – 20 lira civarındaydı. aradan 4-5 yıl geçti fiyatlar 16 lira falan olmuş. Üstelik kaliteli bir yerdi diyebilirim. Uzun lafın kısası, studiolar elektrik zammından falan habersiz galiba. Ben tüketiciyim arkadaşım işime gelmiyor değil ama, yinede azıcık bir empati kurunca üzülüyor insan. Ne olacak bu esnafın hali…

2 Kişi bu yazıyı beğendi.

Beğen